PKK DOSYASI : Büyük İran Hayali için PKK’ya destek

Kandil bombalandığında PKK’nın üst düzey yöneticileri neden İran kamplarına kaçtı? İran PKK’ya ne tür destek veriyor? Büyük İran Hayali planı nasıl devreye sokuluyor? İran, PKK üzerinden Türkiye’de neyi amaçlıyor? Merak edilen tüm bu soruları Araştırmacı Yazarımız Koray Kamacı çarpıcı cevaplar verdi.

Türkiye’de son dönemde artan terör olaylarının ardından başlatılan hava operasyonlarında PKK’nın üst düzey yöneticilerinin İran kamplarına kaçtığı iddia edilmişti. Bu olaydan sonra akıllara "İran PKK’ya destek veriyor mu?" sorusu gelmişti.

Kandil bombalandığında PKK’nın üst düzey yöneticileri neden İran kamplarına kaçtı? İran PKK’ya ne tür destek veriyor? Büyük İran Hayali planı nasıl devreye sokuluyor? İran, PKK üzerinden Türkiye’de neyi amaçlıyor? Merak edilen tüm bu soruları Araştırmacı Yazarımız Koray Kamacı çarpıcı cevaplar verdi.

İşte Koray Kamacı’nın çarpıcı açıklamaları;

Son dönemde artan terör olaylarını nasıl yorumluyorsunuz?

Öncelikle son dönemde artan Terör olayları tesadüf değildir. Son günlerde Ortadoğu’da güçler savaşı iyice kızışmış durumdadır. Bu güçler savaşının da tam ortasında şüphesiz Türkiye bulunmaktadır. Bu bağlamda son dönemdeki Terör olaylarında İran faktörünü görmezden gelmek en hafif tabir ile saflık olur. Özellikle son dönem Suriye olaylarında İran bölgede aktif rol alarak bu konuda Türkiye’nin müdahalesini en aza indirmek için yine terör kartını oynamaya başlamıştır.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, 26 Temmuz 2015 günü sözde İran Kürdistanı’nı ziyaret etti ve şöyle dedi: “Orta Doğu’nun bütün Kürtler’ini IŞİD ve EL Kaide’ye karşı korumaya kararlıyız.” Ruhanin bu açıklaması gayet önemlidir. Bölgede Türkiye’nin aleyhine her oluşuma açıktan veya kapalı olarak destek vermektedir. Türkiye bu konuda son derece uyanık olmalıdır.

Genelkurmay’ın Kandil’e yaptığı ve teröristlere ağır kayıplar verdirttiği hava operasyonları sırasında Cemil Bayık ve Pkk’nın üst düzey yöneticilerinin İran kamplarına kaçtığı söyleniyor. Ancak Pkk’nın İran’daki oluşumu Pjak da İran’a karşı çeşitli saldırılarda bulunuyor. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Bunların hepsi danışıklı dövüş. İran Pkk’nın bir kolu olan Pjak konusunda da stratejik ve konjöktürel olarak hareket ediyor. Cemil Bayık ve üst düzey Pkk’lılar evet İran’a kaçabilir. Sonuçta geçmişte de buna benzer hadiseleri duymuştuk. İran dediğimiz gibi konjöktürel ve çıkarları doğrultusunda bu hususlarda Terör örgütüne destek veriyor.

İran doğrudan ya da dolaylı olarak Pkk’ya destek veriyor mu?

İran hem dolaylı hem de doğrudan Pkk’ya destek veriyor. Bu destek çok boyutludur. Yani hem lojistik, hem istihbari hem de silahsal olarak destek veriyor. Lakin bunu ülkemizde anlatmak gerçekten zor… İran sempatisi almış başını gitmiş. Ülkemizde İran bu sempatiyi oluşturmak için çok uğraştı. Bakın İran”ın PKK yaklaşımında Türkiye”yi rahatsız edici gelişmeler söz konusudur. İran’ın PYD’ye silah yardımı yaptığı ve Suriye’de PYD’ye İran’dan silah yardımı yapılmaya başlandığı iddiaları son dönemde iyice belirginleşmiştir. PYD geçen günlerde Şam’da irtibat bürosu açtı. İran büronun açılmasında direk aracı oldu. Özellikle Haseke’de PYD’nin silahlı gücü YPG’ye İran’dan silah yardımı yapıldığı da son günlerde ortaya çıkmıştır. Yine baktığımız zaman Haziran ayında Kuzey Irak’ın Süleymaniye kentinde yapılan görüşmede KYB’nin Suriye’deki uzantısı KYB-Suriye ile YPG temsilcileri bir araya geldi. Suriye’nin kuzeyinin geleceği ile YPG-İran arasında iletişim kanalları açılması ele alındı.

Üstte söylediğimiz örnekleri çoğaltmak mümkündür. Bu bağlamda ülkemizde İran’ın Pkk desteği tam manası ile anlatılamamaktadır. Kamuoyu bu hususta sürekli bilgilendirilmelidir.

İran, ‘’Büyük İran Hayali’’ projesinde Türkiye’yi nerede görüyor?

Özellikle son dönemde Türkiye’nin Pkk konusunda yaptığı operasyonları dahi eleştiren ve bu konuda yine Pkk kartını oynayan İran, Ortadoğu’da ‘’Büyük İran Hayali’’ adı altında gücünü arttırmak için sahada çalışmalarına devam etmektedir. Yine baktığımız zaman General Kasım Süleymani sahadaki en önemli komutanlarındandır. Psikolojik olarak da yıpratma taktikleri uygulamaktadır. İran Ortadoğu’daki mücadelesinde her ne hikmetse mezhepsel (Şiilik) kartını oynarken, Kafkasya ve Orta Asya’da ise Farisilik (Milliyeçilik) kartını oynamaktadır. Tam da bu zamanda Hamaney’in ‘’Büyük İran Hayali’’ hiç yabana atılacak bir durum değildir. İran’ın resmi haber ajansı İrna’nın Van’la ilgili bir haberinde, bölgenin adı Fars hâkimiyetini hatırlatacak şekilde ‘’Ganch’’ olarak verilmesi de gayet manidardır. Ayrıca son aylarda Türkiye ve özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşıtı haberlere geniş yer ayıran iktidara yakın İran medyası, ülkemizi terörle özdeşleştiren uluslararası karalama ve iftira kampanyasına büyük destek veriyor. İran’ın resmi ve gayri resmi medyasında, Türkiye’ye yönelik karalamalar son dönemde zirveye ulaştı.

Önümüzdeki süreçte Kafkaslar ve Orta Asya bağlamında İran’ın Türkiye’ye karşı daha sert ve rekabet dolu tutumunu göreceğiz. Türkiye buna karşı tedbirlerini şimdiden almalıdır.

Batı ve ABD ile yapılan Nükleer Anlaşma sonucunda İran bölgede siyasal bir manevra yaptı mı?

Kesinlikle yaptı. Tahran’ın Nükleer kapasiteleri konusunda Uluslararası toplumla işbirliği yapmayı kabul etmesi karşılığında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi beş üyesi ve Almanya ile İran arasında tarihi bir anlaşma imzalanmıştır. İran üzerindeki ekonomik ve askeri ambargoların aşamalı olarak kaldırılmasını öngören bu anlaşmanın ardından Ortadoğu’da hiçbir şey aynı olmayacaktır.

İran’ın Batı ve ABD ile anlaşması ve ambargonun kaldırılması İran nezdinde bölgede daha rahat hareket etmesine yardımcı oldu. İran-Batı anlaşmasıyla Şii İran’ın yerini Fars İran almıştır… Bölgede İran eksenli köklü bir değişime hazırlanıyorlar… Bu bağlamda sadece Ortadoğu değil, Kafkasya’da ön plana çıkmaya başlayacak!

İran, Ortadoğu’da dini bir devlet gibi davranırken, Kafkasya ve Orta Asya’da normal bir ulus-devlet gibi hareket etmektedir. Ortadoğu’da rejimin dış politikası ön plandayken, Kafkasya ve Orta Asya’da devletin dış politikası ön planda tutulmaktadır. Bu politikaya genel bir örnek vermek de mümkündür: ‘’Kafkasya’da Azerbaycan ile Ermenistan arasında yaşanan Dağlık Karabağ sorunu ve İran’ın bu sorun karşısında aldığı tavır dinin İran dış politikasındaki yerini açık bir şekilde göstermektedir. İran Azerbaycan’la sadece aynı dini paylaşmakla kalmayıp, aynı zamanda aynı mezhebi (Şiilik) hatta Şiiliğinde aynı kolunu (İmamiyye Şiası) paylaşmaktadır. Buna rağmen, Dağlık Karabağ sorununda Azerbaycan’nın “haklı davasında” destek vermediği gibi Ermenistan’la gayet iyi ilişkiler kurabilmektedir.’’ Bunun gibi örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Wikileaks tarafından yayınlanan bir belgede, İran’ın Esad’a müdahale etmesi durumunda Türkiye’yi vurmakla tehdit ettiği ortaya çıkmıştı. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Türkiye’nin Suriye politikasında İran başından beri karşı idi. Lakin tam manası ile bir şey yapamıyordu çünkü kendisine uygulanan ambargo yüzünden bir tek Türkiye üzerinden dünyaya yayılma alanı sağlıyordu. Batı ve ABD’nin İran ile anlaşması İran’ın artık Türkiye hususunda daha Şahin olmasını sağlamıştır. Bu bağlam da Tehdidini Pkk gibi taşeron bir örgüt ile meşru hale getirmeye başladı. . Suriye hususunda Türkiye’nin daha aktif bir konuma gelmesi ve özellikle Obama ve Erdoğan’ın Fırat’ın batısı konusunda (Halep, Cerablus ve İdlib) Türkiye’nin lehine bir anlaşma sağlaması neticesinden hemen sonra İran’ın tehdidi ve ardından Terör saldırıları sizce tesadüf mü? Bence değil!

Suriye hususunda Türkiye’nin daha aktif bir konuma gelmesi İran’ı son derece rahatsız etmiştir. Bu rahatsızlığın içte ve dıştaki yansımalarını da görmekteyiz. Sözüm ona bir partinin milletvekili: ‘’Bir savaş olursa Türkiye’nin değil, İran’ın yanında yer alırım’’ demesi tam da bu zamanda tesadüf değildir. Yine baktığımız zaman, İran’ı sürekli eleştiren ve mezhep üzerinden Türkiye’de de algı yaratan bir takım gruplar şimdilerde İran’ı açıktan övmeye başlamıştır. Bunun adı tam manası ile dönekliktir. Türkiye’ye olan düşmanlıkları iyice gözlerini karartmıştır yazık! Allah her daim yar ve yardımcımız olsun İnşAllah…

Ama her ne olursa olsun bu toprakların yegâne umudu her zaman Türkiye olmuştur. Geçmişten beri öyledir. Haçlı Seferlerinde Haçlılar ile ittifak içinde olanlar değil, Haçlılara karşı savaşanlar bu toprakların umudu ve lideri olmuştur…

Reklamlar

Etiketlendi:, , , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: