PROF. DR. KEMAL ÇİÇEK : “ATATÜRK VE ZAFERİNE SAHİP ÇIKMAK”

Kemal_Cicek37

ATATÜRK VE ZAFERİNE SAHİP ÇIKMAK

30 Ağustos Zafer Bayramı 1924 yılından beri kutlanmaktadır. Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi sonucunda elde edilen bu zafer sayesinde Türk milletini Anadolu’dan atma hayali son bulmuştur. Bu savaş yenilgi ile sonuçlansaydı, Türkiye Cumhuriyeti sadece Orta Anadolu’dan ibaret küçük bir beylik olacak, Türk milletinin büyük bir kısmı da başka devletlerde en fazla azınlık olarak yaşamak zorunda kalacaktı

93 yıl önce Mustafa Kemal Paşa’nın başkomutanlığında Türk tarihinin en büyük zaferlerinden birisi kazanılmıştı. Bu büyük zafer, ilk kez 1924 yılında Dumlupınar’da Atatürk’ün katıldığı bir törenle kutlanmaya başlandı. 1926 yılında çıkarılan bir kanunla 30 Ağustos, “Cumhuriyet Ordu ve Donanmasının zafer bayramı” olarak ilan edildi. Ancak 1930’ların ortalarına kadar 30 Ağustos Zafer Bayramı görkemli kutlama ve anmalara sahne olmadı. 1960’lı yıllardan itibaren coşkuyla ve geniş katılımlı resmi törenler düzenlenmeye başlandı. Buna rağmen bu bayramı, Atatürk’ün askeri kabiliyetine borçlu olmadığımızı anlamayanların olması düşündürücüdür.

BAŞKOMUTANLIK TARTIŞMASI

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 20 Temmuz 1922’deki oturumunda Mustafa Kemal Paşa dördüncü kez Başkomutanlık yetkisi istemişti. Ancak bu defa Meclis’te onun olağanüstü yetkilerle donatılmasına karşı olanların muhalefeti çok daha sertti. Muhalifler onu Meclis’in yetkilerini gasp etmekle, milli iradeye saygısızlıkla, demokrasinin ruh ve esası olan eşitliği ihlal etmekle suçluyorlardı. Paşa’nın her çeşit emrinin aynen bir kanun gibi muamele görmesini tehlikeli bulduklarını söylüyorlardı. Ancak daha büyük tehlike Yunan ordusunun Ankara’ya yaklaşmasıydı.

SAKARYA’NIN GERiSiNE ÇEKiLMEK

Mustafa Kemal Paşa’nın “Eskişehir’i boşaltmaya hazır olun ve orduyu Sakarya’nın gerisine çekin” emri ülkede büyük bir üzüntü ve panik doğurmuştu. Savaş yorgunu ordu ve milletin geri çekilecek bir kudreti bile olmadığına inananlar bir hayli fazlaydı. Orduda geri çekilmek için gerekli olan nakil araçları yoktu. Buna rağmen emir yerine getirilmiş, ordu Sakarya’nın gerisine çekilebilmişti. Ancak 60-80 bin arasında olduğu tahmin edilen ordunun asker sayısı 20 bine kadar düşmüştü. Asker ya köyüne dönmüş ya da firar etmişti.

“HERŞEY BiTTi” DEMİŞTİ

Atatürk’ün silah arkadaşlarından İhsan Eryavuz’un anlattığına göre cepheden dönen Mustafa Kemal kendisine şunları anlatmıştı: “İsmet’i pek kederli buldum. Beni görünce ‘Ah Paşam! Her şey bitti; davayı kaybettik” diyordu. Kendisine, ‘Kendine gel! Sen istikbalin muzaffer bir komutanısın! Biz Eskişehir veya bilmem ne hattı için harp etmiyoruz. Şimdi tümenlere emir ver. Her tümen emir alır almaz, doğru Sakarya’nın doğusuna çekilsin! Düşmanla teması kaybetmeye çalışsınlar! Bir yandan da Eskişehir’in tahliyesi hazırlığı yapılsın’ dedim.”

“iSTEDiĞiM YETKiLER VERiLSiN”

Cephede durum nazik bir hal almıştı. Şeyhülislam Dürrizade Esseyyit Abdullah’ın padişahın emriyle çıkardığı fetva Mustafa Kemal ile birlikte savaşanlara karşı cihat ilan etmişti. İşte bu atmosferde Kemal Paşa’nın tekrar ordunun başına geçmesini isteyenler artmıştı. Ancak o yakın dostlarına “Meclis istediğim yetkileri verirse, başkomutanlığı üzerime alırım” demişti. Muhalifler ise iyice sertleşmiş ve Meclis’in hiç kimseye şahsi imtiyaz tanıyamayacağını söylemekteydi. Buna karşı Paşa “Bugün ordumuzun manevi kuvveti en yüksek derecededir… Maddi kuvveti de fevkalade bir önleme gerek hissettirmeksizin milli emelleri tam bir güvenle elde edecek düzeydedir” diyecekti.

VATAN KURTARAN KARAR

Mustafa Kemal Paşa’nın başkumandan olarak atanması birçok tarihçiye göre vatan kurtaran bir karardır. İhsan Eryavuz’un yazdığına göre “Paşa başkumandan olmuş, daha o akşamdan işin rengi değişmiş, merkezi hükumette ve bütün vilayetlerde çok canlı ve takdire şayan bir faaliyet başlamıştı.”

Gerçekten de Mustafa Kemal Paşa tam bir seferberlik başlatmış, kurduğu mahkemeler sayesinde asker firarilerinin ve izinlilerin birliklerine dönmesini sağlamıştır. Kısa sürede hem ordu tekrar toplanmış hem de erzak, silah ve malzeme stoku yapılmıştı.

Ankara’nın bile işgal tehdidi altında olması Türk milletinin Mustafa Kemal Paşa’nın seferberlik çağrısına büyük destek vermesine neden olmuştu. Sakarya Savaşı işte bu sayede tarihin kaydettiği en büyük direnişe sahne olmuştu.

“MEZARIMIZ BULUNDUĞUMUZ YER”

22 gün geceli gündüzlü süren savaşta Yunan ordusunun umulmadık bir azim göstermesi karşısında Yusuf İzzet Paşa Mustafa Kemal’e “Paşam, icap ederse geri çekilme istikametim neresi” diye sormuştu. Mustafa Kemal Paşa’nın cevabı şuydu: “Mezarımız, bulunduğumuz yerdir!” İşte bu inanç ve güven ona büyük zaferi kazandırmıştı.

EN ATEŞLi MUHALiFLER BiLE ÖVDÜ

Bugün ülkemizde Mustafa Kemal’in askeri dehası ve kahramanlığının sorgulanması çok üzücüdür. Hâlbuki o gün Atatürk’e muhalif olanlar bile onun hakkını teslim etmişti. Onun en ateşli muhaliflerinden Erzurum mebusu Hüseyin Avni Bey zaferden sonra “Milli mefkûrenin rehberi olan Gazi Hazretleri bugün bu ordunun kumandanlığını kabul ettiği gibi milli mefkûrenin rehberliğini de kabul etmiştir. Ne büyük, ne azametli bir ruh” demiştir. Bir diğer muhalif Bolu mebusu Tunalı Hilmi Bey ise Meclis’te yaptığı konuşmada Türk ordusunun muzaffer komutanını tarif edecek bir unvan, bir sıfat bulamadığını dile getirmiştir.

"MEÇHUL OLAN TÜRK YOKTUR MALUM OLAN MEHMETÇİK VARDIR"

Bu sözlerin sahibi İstanbul Üniversitesi’ni temsilen Dumlupınar’da düzenlenen ilk bayram törenine katılan Prof. Dr. İsmail Hakkı Baltacıoğlu’dur. Bugünlerde terörle mücadelede her gün yeni bir kahramanlığına şahit olduğumuz Türk askerini en iyi anlatan nutuklardan birisidir. Bu yüzden bu sözlerin devamını paylaşmakta yarar vardır: “…Selam dünyadan ahirete, malum askerden meçhul askere! Selam, hürmet Türk istiklalini vücuda getiren insanların dehasına! Hürmet, iman, Türk’ün bitmez tükenmez olan ebedi hayat kudretine!”

İLK BAYRAM DUMLUPINAR’DA KUTLANMIŞTI

Dumlupınar’da yapılan ilk kutlamalarda büyük zafer ve şehitler anılmıştı. Bayramın coşkuyla kutlanması için İzmir, Ankara ve İstanbul’dan özel tren seferleri düzenlenmiş, bilet fiyatları yarıya indirilmişti. Açılış konuşmasını Genelkurmay Başkanı olarak Fevzi Çakmak Paşa yapmıştı. Protokol konuşmalarında Türk Ocakları, Türkiye Öğretmenler Birliği ve Kızılay temsilcilerine de yer verilmişti.

ATATÜRK’ÜN DUMLUPINAR’DA ZAFER BAYRAMI NUTKU

“30 Ağustos zaferi, Türk tarihinin en önemli dönüm noktasıdır. Ulusal tarihimiz çok büyük, parlak zaferlerle doludur. Ama Türk ulusunun burada kazandığı zafer kadar kesin sonuçlu, yalnız bizim tarihimize değil dünya tarihine yeni bir akım vermekte kesin etkili bir meydan savaşı hatırlamıyorum.”

BAŞKUMANDANLIK YETKİSİ HANGİ ŞARTLARDA VERİLİR?

“Efendiler, dünyada hiçbir Meclis yoktur ki, iki şart oluşmadıkça böyle bir yetkiyi kendi seçimiyle herhangi bir kimseye tevdi etsin. O şartlardan birisi; fevkalâde ve müstesna bir halin mevcut olduğuna isabetle karar vermek. İkincisi; kendisine salahiyet verilecek kişiye koşulsuz güvenmek.”

Prof. Dr. Kemal ÇİÇEK

Reklamlar

Etiketlendi:, ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: