GÖÇMEN DOSYASI : İnsanlığın değil emperyalizmin dramı !

Minik Aylan’ın cansız bedenini kıyıya taşıyan, dalgalar değil emperyalizmin milli devletleri parçalama politikası oldu Ortadoğu ve Akdeniz hattında terörizmi besleyen ABD ile Batı, göçmen dramının mimarı olarak kayıtlara geçti

İngiltere’de bir kamyonetin içinde havasızlıktan boğulan 70 göçmenin trajedisi hala güncelliğini korurken, uluslararası kamuoyu Bodrum’dan Kos adasına geçmeye çalışırken boğulan Suriyeli Aylan’ın kıyıya vuran cansız bedeni ile bir kez daha sarsıldı.

Geçtiğimiz hafta meydana gelen bu trajik olay karşısında Avrupalı liderler sahnede gözyaşı dökseler de perdenin arkasındaki gelişmeler AB’nin bir kurum olarak iflas ettiğini gözler önüne serdi. AB’ye üye devletler imzaladıkları Dublin Anlaşması gibi sığınmacıların statülerini belirleyen ve onları güvence altına alan anlaşmalara sahip çıkmamakla birlikte sorunun kaynağı olan işgalci dış politikalarına dair herhangi bir muhasebe yapmaktan uzak durdular.

Oysa ki bugün yaşanan göçmen sorununun özünde Avrupa ve Nato’nun dizayn edip uygulamaya koyduğu müdahaleci siyaset bulunuyor. Libya’da uygulamaya konulan “Arap Baharı” senaryosu bu kapsamda en kritik örneği teşkil etmekte.

Barış denizinden ölümE

2011 yılının Mart ayında, Fransa öncülüğündeki Batı ülkeleri Libya şehirlerini bombalamadan bir yıl önce İtalya’yı ziyaret eden Albay Muammer Kaddafi İtalya ile dostluk anlaşması imzalamış, askeri filoların Akdeniz dışında bırakılarak Akdeniz’in barış denizi olacağını ilan etmişti. Albay Kaddafi’nin dikkat çektiği bir başka nokta ise göçmen sorununda karşılıklı tarafların işbirliğine dayanan anlaşmasıydı. Bu kapsamda Avrupa Birliği her yıl 5 milyar Avroluk finansman desteğiyle Libya’da kurulması planlanan kabul merkezine destek sağlayacaktı. Ancak diplomasi masasında verilen sözlerin arkasında durmayan Avrupa Birliği ve Nato Libya saldırıları ile “Arap Baharını Libya Kışı”na çevirdi.

Ortaya çıkan tabloda Sirte gibi liman şehirleri AB ve Nato eliyle IŞİD’e teslim edilirken nüfusun dörtte birinden fazlasını oluşturan yaklaşık iki milyon Libyalı ülkeyi terk etti,yaklaşık 3.500 Libyalı göçmen öldü.

Avrupa Birliği ise kendi yarattığı canavarı engellemenin yolunu sınır güvenlik konseptini değiştirmekte buldu. Daha önceden “Mare Nostrum” programı ile göçmenleri Akdeniz’de tespit ederek harekete başladıkları noktaya bırakan uygulamanın yerini daha ucuz olduğu gerekçesiyle Trion programı aldı. Trion yalnızca 30 millik bir sahada İtalya’nın güvenliğini öngörüyor, kimin ölüp kimin kaldığına odaklanmıyor. Libya’dan Suriye’ye uzanan hatta teröristlere milyonlarca dolarlık silah gönderen Birlik insan hayatı söz konusu olunca sinekten yağ çıkartıyordu..

Akdeniz üzerinden yaklaşan göç dalgasına Trion türü programlarla yanıt veren Avrupa’nın sınırlarına tel örgüler çekmesi, Hristiyan kültürünün yıpradığından dem vurmasına ya da Almanya ve İngiletere’nin sahte gözyaşları ile göçmen bütçesi pazarlığı yapması da beklenen bir gelişme olara kayıtlara geçti.

BATI KENAN’I GÖRMEDİ

Göçmen meselesinin tüm boyutları ile masaya yatırıldığı hafta içinde Macaristan’ın tren garında bekleyen 13 yaşındaki Suriyeli Kenan’ın “Siz savaşı bitirin biz ülkemize döneriz” önerisi Batı medyasında yeteri kadar yer almadı. Kenan’ın önerisini gerçekleştirmek için failin saptanması gerekiyordu. O fail Suriye’de saldırıların başlangıcından bu yanda terör örgütlerine destek veren Atlantik cephesinden başkası değildi. Ortadoğu’da mezhep ve etnik temizlik ile büyük göç dalgasının tetikçileri olan terörist organizyonlarının nasıl yaratıldığı ve Atlanik cephesinin vekil savaşçıları haline getirildiği 2012 tarihli Amerikan Savunma İstihabrat Teşkilatı (DIA) belgelerinde detayları ile yer aldı.

DEVLETLER PARÇALANIRSA

Ne zaman milli devletler parçanlansa o devletin vatandaşlarının ya emperyalist müdahalede ya da göç yolunda yaşamını yitirdiğini Balkanlar ve Ortadoğu deneyimlerinde tanık olundu.Dolayısyla insanlığın değil, Büyük Ortadoğu Projesi gibi iflas etmiş projelerin dramını ezilen halklara ihraç eden hamlelerin karşısında milli devleti savunmak bugün Aylan’lara sahip çıkmanın tek geçerli yolu olarak gözükmekte.

‘SAVAŞI DURDURUN BİZ ZATEN GELMEYİZ’

Ailesiyle Suriye’deki savaştan kaçan 13 yaşındaki Kenan’ın sözleri de sığınmacı dramının faillerini ve Batı ülkelerinin sığınmacılara yönelik tavrını tüm gerçekliğiyle gözler önüne serdi. Gittikleri ülkelerde hoş karşılanmadıklarını söyleyen Kenan dünyaya önemli bir mesaj verdi: “Siz savaşı durdurun, biz zaten gelmeyiz.”

Kenan, savaştan dolayı ülkelerini terketmek zorunda kaldıklarını şu ifadelerle anlattı: “İnsanlar Suriyelileri sevmiyor. Sırbistan’da, Macaristan’da, Makedonya’da Yunanistan’da da… Benim mesajım şu; Suriyelilere yardım edin. Suriyelilerin hemen yardıma ihtiyacı var. Sadece savaşı durdurun. Biz Avrupa’ya gelmek istemiyoruz. Sadece Suriye’deki savaşı durdurun.”

Reklamlar

Etiketlendi:, , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: