RUSYA DOSYASI /// YÜCEL TÜNEL : Rusya Son Dönemlerde Suriye’ye Neden Özel Bir İlgi Duyuyor ??

Rusya’nın uluslararası arenaya ve siyaset alemine bakışı çıkar eksenli bir eğilime dayanır. Buna göre de Moskova yönetimi her zaman ve kendi çıkarları doğrultusunda uluslararası eğilimlerini gözden geçirmeye çalışmıştır. Rusya son yirmi yılda Batı ile uyum politikası çerçevesinde Avrupa ve Amerika ile yeni ilişkiler inşa etmeye çalıştı, öyle ki bir dönem AB Rusya’nın en büyük ticari ortağı oldu. Ancak son iki yılda bu eğilimde köklü değişim yaşandı. Ukrayna krizi ile Batıdan uzaklaşan Rusya, Doğu Asya, Ortadoğu ve Latin Amerika’ya yöneldi. Gerçekte Ukrayna krizinden önce Rusya başta AB olmak üzere Batı ile ilişkilerinde büyük ilerleme kaydetti. Ancak Ukrayna krizinin patlak vermesi ve iki taraf arasında Ukrayna üzerinde artan gerilim, Rusya ile Batı arasındaki işbirliği ve ortaklık temeline dayanan ilişkileri, hasmane ve ayrışma temeline dayanan bir ilişkiye çevirdi. Şimdi ise Rusya eğiliminde temel değişikliğe gitme çerçevesinde ve doğuya bakış politikası doğrultusunda sadece mali ve iktisadi, sanayi, enerji ve askeri boyutlarda başta Çin ve Hindistan olmak üzere Doğu Asya bölgesine odaklanmakla kalmadı, aynı zamanda Ortadoğu ve Latin Amerika ile ilk etapta ve başka bölgelerde daha sonraki aşamalarda yakın ilişki kurmaya dönük çalışmaya başladı. Rusya’nın bu yeni eğilimi Batılı çevrelerin Moskova’nın Ortadoğu’daki çıkarlarını ve hatta bu bölgede bazı müttefiklerini yalnız bıraktığı iddialarını çürütmektedir. Nitekim bu iddiaların aksine son zamanlarda Rusya’nın Ortadoğu’nun üç önemli ülkesi olan Suriye, Irak ve İran ile daha yakın ilişki kurma bağlamında önemli hareketliliğine şahit olmaktayız. Ortadoğu konusunda, Obama yönetiminin bu bölgede devam eden krizlerde Amerika’nın rolünü hafifletme eğilimi ve bölgedeki muhafazakar Arap rejimlerin Amerika’nın İran ve 5+1 grubunun Bercam adı ile anılan nükleer anlaşmaya varma sürecinde tutumundan rahatsızlığına Rusya’nın Ortadoğu bölgesine yönelik yeni eğilimi eklenince, Moskova için yepyeni fırsatlar doğurduğu gözleniyor. Bu etkenler Rusya’nın Ortadoğu bölgesine yönelik dış politikasını harekete geçirdiği de anlaşılıyor ki, bu da başta Suriye olmak üzere bölge ülkeleri ve bölgesel aktörler bakımından önemli bir gelişme sayılıyor. Şimdi Rusya yönetimi geçmişe nazaran daha fazla Ortadoğu meselelerine kendi çıkarları doğrultusunda katılmaya özen gösteriyor ve bu arada Moskova için en önemli konunun Suriye’nin geleceği olduğu anlaşılıyor.

Suriye’li Muhalif Gruplar Şam Yönetimi ile Müzakere Temelini Oluşturmalıdırlar.

Son aylarda Rusya Suriye meselesine özel ilgi göstermeye başladı ve hatta Şam yönetimi ile muhalifleri arasında Moskova’da düzenlenen bir kaç oturumu de bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Bu bağlamda bazı raporlar Moskova yönetimi tüm Suriyeli tarafların katılacağı ve Suriye krizinin siyasi yollardan çözümü için görüşlerini beyan edeceği üçüncü zirvenin hazırlığını yaptığını gösteriyor. Rusya Dışişleri Bakanı Yardımcısı Mihail Bogdanov 19 Ağustos 2015’te yaptığı açıklamada, Rusya yönetimi Suriye krizinin çözümü için Moskova-3 zirvesinin hazırlığını yaptığını belirtti. Bogdanov, Suriyeli muhaliflerin Moskova ve Kahire’de yaptıkları görüşmelerin Şam yönetimi ile müzakerelerinin temelini oluşturması gerektiğini ifade etti. (1)

Esad’sız çözüm kabul edilemez, Tahran ve Moskova arasında tam bir koordinasyon var

Bu arada Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov Suriye’de Beşar Esad’ın iktidardan uzaklaştırılması üzerinde ısrar edilmesi Moskova açısından asla kabul edilemez olduğunu açıkladı. Öte yanda Rus diplomatların Suriye krizini çözmek için başlattıkları hareketlilik bu konuda Moskova ile Tahran arasında tam koordinasyon bulunduğunu ve Washington ve Riyad ile anlaşmazlığın devam ettiğini ortaya koydu. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov Rusya’nın Suriye’ye yönelik tutumu hakkında yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: Bizim tutumumuz değişmedi. Biz sürekli Suriye milleti hiç bir müdahale olmaksızın ve yabancı aktörlerce hiç bir önşart veya reçete dayatılmaksızın kendi ülkelerinin kaderi hakkında karar vermesi gerektiğini savunduk. Suriye’de geçiş sürecinde atılacak adımlar ve yapılacak reformlar hakkındaki kararlar Şam yönetimi ile muhaliflerin arasında sürecek müzakerelerde alınması ve her iki tarafça kabul edilmesi gerekir. (2)

IŞİD’in türemesinin nedeni; Amerika ve Batının tek yanlı askeri operasyonları

Bu çerçevede Putin Şubat 2015’te Amerika ve Batı’nın Ortadoğu bölgesinde tek yanlı askeri operasyonları IŞİD’in Irak ve Suriye’de türemesine zemin hazırladığını belirtti. Putin aynı zamanda sözde IŞİD karşıtı kurulan ve Amerika’nın başını çektiği uluslararası ittifakın icraatını da yetersiz ve etkisiz buldu ve IŞİD karşıtı ittifakta yer alan ülkelerin icraatı ve izledikleri taktikleri ve stratejileri mevcut tehditlerin boyutu ve mahiyeti ile örtüşmediğini vurguladı. Amerika’nın IŞİD’e karşı yaptığı hava akınlarını şiddetle eleştiren Putin bu akınların da etkili olmadığını ve şimdiye kadar da hiç bir fayda sağlamadığını ifade etti. (3)

Rusya ABD öncülüğündeki IŞİD İttifakına katılmak Moskova’nın Gündeminde Değil.

Putin Suriye krizi tırmanmaya başladığı ve iç savaş patlak verdiği günden beri sürekli başta Amerika ve bölgedeki Arap müttefikleri olmak üzere Arap Batı ittifakını Suriye’de yaşanan durumdan sorumlu tuttu. Moskova yönetimi aynı zamanda defalarca terörle mücadelede uluslararası yasalar ve başka ülkelerin milli egemenliğine saygı çerçevesinde ortak hareket edilmesini istedi. Buna göre Putin’in bir süre önce Obama’yı telefonla araması ve telefon görüşmesinde Amerika ile Rusya arasında koordinasyonun arttırılması ve bölgesel krizlerin hafifletilmesi için ortak hareket edilmesi gibi önerilerde bulunması, Obama’yı mutlu etmek veya Amerika’ya yakınlaşmaktan ziyade Rusya’nın başta Suriye krizi ve IŞİD ile mücadele olmak üzere bölgesel krizlerin çözümü için köklü ve temelli adımlar atılmasına yönelik eğilimini yansıtmaktadır. Böylece eğer Washington gerçekten bu sorunların çözümünde samimi ise Moskova yönetimi ile istişareleri arttırmanın yanında bu bağlamda somut ve olumlu adımlar atması gerekir. Buna karşın Putin dün yaptığı açıklamada Moskova’nın IŞİD aleyhinde düzenlenen operasyonlara katılma konusuna vurgu yaptı ve Kremlin’in bir çok seçeneği gözden geçirdiğini, fakat ABD,nin başını çektiği IŞİD karşıtı ittifaka katılmak şimdilik Moskova’nın gündeminde yer almadığını ifade etti. (4)

IŞİD’e Katılan Rus vatandaşının sayısı Ukrayna’daki Ayrılıkçılara Katılanlardan Fazla Olabilir.

Suriye krizinin Rusya açısından önem arz eden boyutlarından biri, Irak ve Suriye topraklarında tekfirci terör örgütlerinin varlığı ve bu örgütlere Rus ve orta Asya kökenli binlerce teröristin üye olmasıdır. Gerçekte şimdi bu radikal görüşlü zümrenin bağlı bulundukları ülkelerine dönmeleri ve bu ülkelerde türlü terör eylemlerini düzenlemeleri Rusya yönetiminin en büyük siyasi ve güvenlik kaygılarından birini oluşturuyor. Bu çerçevede Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Nikolai Patruşev Haziran 2015’te yaptığı açıklamada, şimdiye kadar 2 bin Rusya vatandaşının Irak ve Suriye’ye gitmek üzere Rusya’dan ayrıldığını ve bunların büyük bölümünün esas amacınını IŞİD’e katılmak olduğunu belirtti. Patruşev Rusya ve Orta Asya Cumhuriyetleri’nden giderek daha fazla kişinin terör örgütüne katıldığını, çoğunun Suriye’de savaştıklarını ve bunu engellemelerinin de pek mümkün olmadığını ifade ederek, söz konusu militanların ülkeye dönmeleri halinde daha büyük bir tehlike oluşturacaklarını söyledi. (5)

ABD, Rusya’nın Suriye’ye Asker Göndermesinden Endişe Duyuyor.

New York Times gazetesine demeç veren ABD’li yetkililer, Rusya’nın Suriye’ye yoğun şekilde asker gönderdiğini öne sürdü. İsmi açıklanmayan ABD’li bir hükümet yetkilisi, Rusya’nın Suriye’ye bir öncü birlik gönderdiğini belirterek Rusların Beşar Esad’ı desteklemek için daha fazla asker göndermesinden endişe ettiklerini söyledi. Habere göre Rusya’nın Suriye’deki bir hava üssüne yüzlerce kişinin kalabileceği prefabrik konutlar için yapı üniteleri ve portatif bir hava trafik kontrol istasyonu göndermesi, ABD nezdinde kaygı yaratıyor. New York Times’a açıklamada bulunan bir diğer ABD’li yetkili de Moskova’nın Suriye’ye prefabrik konut üniteleri göndermesinin ardındaki gerçek niyeti bilmediğini ancak Rusya’nın bu adımlar ile bin kadar askeri danışmanı ya da başka nitelikteki bir askeri gücü Esed ailesinin geleneksel üssü olan liman kenti Lazkiye’deki bir havaalanına konuşlandırmayı amaçlamış olabileceğini ifade etti. (6)

Rusya’nın, Esad’a Gönderdiği Uçakların Gerçeği.

Rusya son bir kaç yılda Suriye yönetimini ciddi bir şekilde destekleme yükümlülüğüne bağlı olduğunu ortaya koydu. Bu bağlamda Rusya devlet Başkanı Putin en son açıklamasında Suriye’ye gönderilen askeri teçhizatın bundan beş ila yedi yıl önce imzalanan askeri anlaşmaların yerine getirilmesinden ibaret olduğunu belirtti. Bu bağlamda 6 adet MİG-31 savaş uçağı ile birlikte tanklara karşı kullanılan güdümlü füzeler ve çeşitli yedek parça Suriye’nin Mezze askeri havaalanına ulaştı. Rusya’nın Şam yönetimine Mig 31 savaş uçakları ve Kornet füzeleri vermesini de bu çerçevede değerlendirmek gerekir. (7)

Rusya Suriye’nin Lazkiye Kentinde Askeri Üs Kurmaya Hazırlanıyor.

Rusya, Suriye yönetimine askeri ve mali yardımı sürdüreceğini açıklarken,bu konuda önemli bir iddia ortaya atıldı. Lübnan’dan yayın yapan now.mmedia.me haber sitesi Suriye yönetimine yakın Al Vatan haber sitesine dayanarak aktardığı haberde, geçtiğimiz haftalarda çok sayıda Rus askeri danışmanın Şam’a gittiği ifade edildi. Haber sitesi, Rus askeri uzmanların Lazkiye’nin Cable kasabası dolaylarında bir askeri üs kurmak için hazırlık yaptığını öne sürdü. Beşar Esad’ın anne tarafından kuzeni Rami Mahluf’un sahip olduğu Al Vatan, Rusya’nın ilk kez Suriye’ye uydu görüntüleriyle istihbarat temin ettiğini de yazdı. Geçtiğimiz haftalarda muhalefet yanlısı yayın organları, Rus askeri uzmanların Lazkiye’de görüldüğünü iddia etmişlerdi. Al Vatan ayrıca, Rusların bölgede BM gözetimindeki uluslararası bir gücün yerleşmesi için de bilgi topladığını iddia etti.(8)

Rusya’nın Suriye’ye verdiği askeri ve silah desteği arkasındaki mesaj ne?

Aslında Rusya yönetimi bu hareketi ile Şam yönetimine siyasi desteğin yanı sıra askeri destek vermekle yükümlü olduğunu gösterdi. Rusya’nın bu son adımları bazı ülkeler Moskova’nın Suriye politikası Rusya’nın Amerika ve diğer bazı ülkelerle karşılıklı çıkarları yüzünden değiştiğini iddia ettiği bir sırada attı. Bu haberler ve tahminler Arabistan Dışişleri Bakanı’nın Suriye Cumhurbaşkanı hakkındaki sert sözleri ve Rus yetkililerin bu sözlere tepkisizliği ve ayrıca Moskova’nın Suriyeli yasal muhalif grupları yeni bir konferans çerçevesinde ağırlama kararı ile daha da kuvvet kazandı. Buna karşın Rusya’nın Suriye’ye yönelik son tutumu ve uygulamaları hakkında akla gelen soru şu ki acaba Moskova mevcut hassas şartlarda bu denli gelişmiş savaş uçaklarını ve füzeleri Suriye yönetimi ve ordusuna vermekle hangi amaçları güdüyor ve bazı bölgesel veya küresel aktörlere ne gibi bir mesaj vermek istiyor?

Gerçi Rusya ilk kez bölgesel müttefiki olan Suriye’ye askeri yardım yapmıyor, fakat Rusya’nın şimdiki zaman diliminde bunu yapması, Batı’ya Moskova’nın bölgesel müttefiklerine desteğini ve yardımlarını kesmeyeceğine dair açık ve net bir cevaptır. Öte yandan söz konusu gelişmiş savaş uçaklarının Rusya tarafından Suriye’ye verilmesi sadece Suriye ordusunun hava gücünü geliştirmekle kalmıyor, aynı zamanda Suriye’nin bölgedeki düşmanlarına yönelik de bir uyarı sayılıyor.

SONUÇ :

Gerçekte Rusya son dönemde Suriye’ye özel ilgi gösteriyor. Bu ilgiyi hem Suriye krizinin siyasi yollardan çözümlenmesi alanında ve hem de Şam yönetimine silah yardımlarını arttırma ve bu yönetime verdiği desteği arttırma alanında açıkça görmek mümkündür. Bu bağlamda, Suriye’ye Mig 31’lerin verilmesi, Rusya’nın Batıya karşı Suriye’ye verdiği desteğin ne kadar ciddi boyutta olduğunu göstermektedir. Üstelik başta IŞİD terör örgütü olmak üzere bölgedeki terör örgütlerinin artan tehditleri ve bu örgütlere üye Rusya uyruklu teröristlerin Rusya’ya geri dönme riski, Moskova yönetimini bu zümre ile Ortadoğu bölgesinde mücadele etmeye yönelttiği gözlenmektedir.

Suriye birçok açıdan Rusya için önemli bir ülkedir. Çünkü Moskova yönetimi son bir kaç yılda Ortadoğu bölgesindeki bazı geleneksel müttefiklerini bir bir ardı sıra kaybetmeye başladı ve Rusya’nın yerini Batı aldı. Suriye krizi konusunda ise Moskova Şam yönetimine kesin destek politikasını izlemeye başladı. Gerçi Moskova’nın Şam yönetimine verdiği destek de bazen inişli çıkışlı bir süreç izledi, ama yine de şimdiki zaman diliminde ve Ortadoğu’nun öneminin yeniden tanımlandığı şu sıralarda Moskova Suriye’ye ciddi destek tutumuna yöneldi.

Bazı kaynaklar ise Şam yönetimi Rusya’ya Suriye’de ikinci askeri üssünü kurma konusunda yeşil ışık yaktığını belirtiyor. Buna göre Suriye yönetimi Rusya’dan Cebele sahil kentinde bir başka üs kurmasını istedi. Bu durumda bu üs Rusya’nın Tartus’tan sonra Suriye topraklarında ikinci üssü olacak. Suriye yönetimi Rusya’nın küresel istikrar ve barışta önemli bir unsur olduğunu düşünerek bölgede daha fazla varlığı bölgenin istikrarına daha fazla katkı sağlayacağına inanıyor.

Gerçekte Rusya’nın Suriye’de ikinci askeri üssünü kurma kararı ve Esad Yönetimine artarak devam eden askeri yardımların, Moskova’nın Şam yönetimi ile stratejik ortaklığına bağlı olduğu ve hiç bir koşul altında Suriye’nin yasal yönetiminin devrilmesine müsaade etmeyeceği kıymetlendirilmektedir.

Kaynaklar :

1. www.farsnews.com//

2. www.dw.com//.

3. http://www.iranpressnews.com//

4. www.sputnik.com//

5. http://www.themoscowtimes.com/news/artşcke/russian-security-fear/

6. http://www.farsi.alarabia.net.//

7. Orient.news.net.//

8. www.farsnews.com//Rusya

Reklamlar

Etiketlendi:, , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: