İSTİHBARAT DOSYASI /// TALHA KÖS : ÖNCE İSTİHBARAT !

Yıllardır işleyişinden rahatsız olduğumuz bir istihbarat yapılanması vardı.

Mevcut hükümetin ya da zinde güçlerin muhaliflerini zayıflatmak, onları çeşitli yerlerde sıkıştırarak daha mukavim bir iktidar sağlamak üzere çalışan bir istihbarat vardı.

Ve biz her zaman dünya çapında operasyonlar yapan, CIA, KGB, MOSSAD, MI6 benzeri dünya istihbarat servislerine öykünür, onlara imrenirdik.

‘İnşallah bir gün bizim de dünya çapında güçlü bir istihbarat birimimiz olacak’ derdik.

Orta Avrupa’da bulunan terör örgütlerine müdahale edecek bir istihbarat örgütünün hayalini kurardık.

Ortadoğu’da bizim çıkarlarımızı koruyacak, orada bize meyilli rejimler üretecek istihbarat yapısı arzu ederdik.

Mesela istihbarat servislerimizden birinin Türkiye’ye yönelik uyuşturucu sevkiyatı yapan kartellerin izini İran’da sürüp uyuşturucu baronlarına operasyon yaparak Türkiye’ye doğru uzanan uyuşturucu zincirini kırdığını

ya da Almanya’da iki gazeteyi Türkiye yanlısı yaptığına dair haberler alsak ne olur?

Tabii ki bu tür haberlerle gurur duyarız.

‘Bükülemeyen bilek öpülür’ derler. Ama biz masaya bileğimizi bile koyamıyoruz.

Ve AK Parti tek başına iktidara geldiğinde bu konuda toplumun geniş kesimleri için bir umut oluştu.

Ama bugün geldiğimiz noktada ortada ciddi bir fark olmamakla birlikte daha da geriye gidildi.

Eskiden kim iktidarsa ya da muktedirse, istihbarat birimlerimiz, solcuları takip eder, sağcıları takip eder, Ülkücüleri kovalar, İslamcıları fişlerdi.

Ve teröristlerle mücadele edermiş gibi yapılan zamanları da gördük.

Peki, şimdi ne fark var?

Yine sadece hükümetin elini güçlendirmek için çalışan bir istihbarat servisi var.

Hükümetlerin muhaliflerini sürekli takip eden, onları devamlı kovalayan, bunları da iş diye hükümetlere yutturan bir istihbarat anlayışından, hala kurtulabilmiş değiliz maalesef.

Efendim biz bölgede pek çok uluslararası istihbarat örgütüyle mücadele ediyoruz, PKK kendi başına değil, PKK’yı besleyen pek çok istihbarat örgütü var‘ savlarını sıklıkla duyarız.

Tamam doğru. Doğru da, ben ondan bahsetmiyorum. ‘Biz niye bu uluslararası güç mücadelesinin istihbarat ayağında yokuz’ diyorum.

Hainlerin işi ihanet yapmak. Ama bu bizim zafiyetimiz olmamalı.

Bunların haricinde, elektronik istihbaratın Türk Silahlı Kuvvetleri’mizden alınıp MİT’ e bağlanmasının da son derece talihsiz ve hatalı bir durum olduğu da artık herkesin malumu.

Peki, nasıl olmalı?

Bu karmaşık bir konu ve iş uzmanlarınca daha iyi ele alınabilir.

Benim tek bildiğim, istihbarat zafiyetimizin olduğu ve ne kadar güçlü bir orduya, güvenlik güçlerine ve iyi donanıma sahip olursak olalım;

iyi bir istihbarata sahip olmazsak, bu gücün bir anlamı olmadığıdır.

İşte bu yüzden: Önce istihbarat.!

En büyük kayıpları bu yüzden veriyoruz.

Ve en büyük kayıpları, karşılıklı çatışmalarda değil, Mehmetçiğimize ve Polisimize kurulan hain pusularda veriyoruz.

Ve bugün yine bu konudaki eksikliğimizin önemli payının olduğunu düşündüğüm, kayıplardan içimiz yanıyor.

Allah Şehitlerimize rahmet etsin. Kederli ailelerine sabır versin.

Allah’tan Türk Silahlı Kuvvetlerine, Polis Teşkilatımıza, İstihbarat birimlerimize zeval vermemesini diliyorum.

Aziz Türk Milletinin üstün ferasetiyle bugünlerin aşılacağına olan inancımı muhafaza ediyorum.

Reklamlar

Etiketlendi:, ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: