İLLUMİNATİ DOSYASI : İllüminati 4 – Düşen Melekler (Fallen Angels)

“Yeryüzünde insanlar çoğalmaya başladı, kızlar doğdu. İlahi varlıklar insan kızlarının güzelliğini görünce beğendikleriyle evlendiler. İlahi varlıkların, insan kızlarıyla evlenip çocuk sahibi olduğu günlerde ve daha sonra yeryüzünde Nefiller(devler) vardı. Bunlar eski çağ kahramanları, ünlü kişilerdi.”

Tevrat, Tanah, Yaratılış 6, 1-4

Kuran’da melekler hakkında, Yahudilik ve Hıristiyanlığa göre, fazla bilgi bulunmamaktadır. Kuran’da üç büyük meleğin ismi geçmektedir, Cebrail, Mikail ve İsrafil, evet yanlış duymadınız, Azrail ismi asla geçmemektedir. Azrail ismiyle değil, Melekül-mevt (ölüm meleği) şeklinde geçmektedir. (Azrail ismi bize İsrailiyattan geçmiştir). Bunun dışında Kuran’da insanların günahlarını ve sevaplarını yazan (kiramen katibin), kıyamet günü sorgulayan(münker nekir) meleklerden de bahsetmektedir. Peki neden Allah Kuran’da fazla bilgi vermemiştir? Bana göre önceki insanlara, Allah melekler hakkında daha fazla bilgi verdi. Fakat zamanla insanlar melekleri ilah edinmeye başladılar. Bu yüzden Kuran’da melekler mevzusu fazla anlatılmamıştır. Embesil insanlar arasında muhtemelen şöyle bir diyalog yaşanmıştır;

– “Qanqa, ben Cebrail’e tapınacağım, bi farklılık olsun yaaa,”

– “Bende Mikail’e tapıcam, adam cool ya, çok karizmatik ismi var”

İslam kültüründe olmayan fakat tüm eski uygarlıklarda bahsi geçen, mitolojilerde anlatılan, İsrailiyat ve İncil’de bahsedilen bir konu vardır; Düşen Melekler. Bu konuyu şimdi iyi anlarsak ilerde Masonların neden bu konuya önem verdiklerini daha iyi anlayabiliriz. Bu konu hakkında en detaylı bilgiyi “Enok’un Kitabı” olarak anılan ve 1773 yılında Habeşistan’da bir manastırda bulunan eski bir kitap vermektedir. Kitap’ın ne zaman yazıldığı bilinmemektedir fakat içerik olarak bakıldığında Nuh tufanından önce yazılmaya başlandığı ve ilerleyen zamanlarda da kitaba eklemeler yapıldığı zannedilmektedir. Öyle olsa dünya hakkında en eski metinleri tıpkı semavi kitaplardaki gibi bir anlatım tarzıyla anlatması manidardır.

Şimdi Enok’un Kitabında 7. Bölümü ve 8. Bölümü buraya alıntılayalım;

7.Bölüm

· 1. İnsanoğlu çoğalınca, güzel ve alımlı kızları oldu.

· 2. Melekle, göklerin çocukları onları görüp, onlara karşı şehvet hissettiler. Birbirlerine dediler ki: “Gelin insanların arasından kendimize eşler seçelim ve onlardan çocuklarımız olsun.”

· 3. Sonra liderleri Semyaza onlara dedi ki: “Bunu yapmayı gerçekten kabul etmeyeceğinizden

· 4. Ve büyük günahın cezasını tek başıma çekmek zorunda kalacağımdan korkuyorum”

· 5. Onlarda ona dedi ki: “Yemin edelim”

· 6. “Ne olursa olsun bu yeminden vazgeçmeyeceğimize dair karşılıklı, yemin edlim”

· 7. Sonra hep birlikte yemin ettiler ve planı uygulayacaklarına dair söz verdiler. Toplam iki yüz kişi, Yeret’in (muhtemelen İdris’in babası Yerd) zamanında Hermon Dağı’nın zirvesine indiler.

· 8. O dağa Hermon Dağı demişlerdi, çünkü bu iş için birbirlerine yemin etmiş, vazgeçmemek üzere lanet okumuşlardı.

· 9. Liderlerinin isimleri şöyleydi ; “ Semyaza, Araklba(Urakabaramel), Ramael, Kokablel, Tamlel, Ramlel, Danel, Ezeqeel, Baraqiel, Asael, Armariel(Armaros), Batarel, Ananel, Zaqiel, Samsapel, Satarel, Turel, Yomyael, Sariel(Azazel)”. İki yüz meleğin liderleri bunlardı.

· 10. Onlarla birlikte olan diğer tüm meleklerle birlikte kendilerine eşler aldılar. Her biri kendine bir eş seçti ve onlarla birleşmeye, kendilerini onlarla kirletmeye başladılar. Onlara büyü öğrettiler. Onları bitkiler konusunda ustalıştırmak için kök kesmeyi de öğrettiler.

· 11. Sonra kadınlar hamile kaldı ve boyları 135 ulak (oldukça uzun bir ölçü anlatılmak istenmiş oolmalı) olan devler doğurdu.

· 12. Sonunda insanlar onları besleyemeyecek hale gelene kadar, bu devler insanların ürettiği her şeyi tüketti.

· 13. Ve devler yemek için insanlara döndü ve onları yediler. Kuşlara, yabani hayvanlara, sürüngenlere, balıklara karşı günah işlemeye ve sonra birbirlerinin vücutlarını yemeye, hatta kanını içmeye başladılar.

· 14. Ve dünya bu vicdansızlardan şikayetçi oldu.

8. Bölüm

1. Azazel insanlara kılıç,bıçak,kalkan ve zırh yapmayı öğretti. Ayrıca onlara metal işçiliklerini gösterdi: Bilezikler,takılar, boya kullanımı,kaşların güzelleştirilmesi, en değerli ve seçkin taşların kullanımı ve topraktan çıkan maddelerin ve metallerin boyanması.

2. Kötülük arttı çok zina işlediler ve yoldan çıktılar.

3. Semyaza, büyü yapmayı ve kök kesmeyi

4. Armariel (Armaros) büyü çözülmesini

5. Baraqiel Astrolojiyi

6. Kakabel takım yıldızlarını

7. Ezeqeel bulut bilgisini

8. Araqiel toprak bilgisini

9. Shamsiel güneş bilgilerini ve

10. Sariel de ayın hareketlerini öğretti.

11. İnsanlık mahvoldukça çığlıkları göğe yükseldi”

Evet Enok’un kitabı olayı bu şekilde açıklamakta. İsrailiyat yazmalarına göre ise durum şundan ibarettir. Allah Adem’i yaratınca meleklerden bir tanesi (İslamiyet’e göre cinlerin ulularından biri, İblis) ademe secde etmiyor ve bulunduğu makamdan indiriliyor.

Şeytan, Adem ve eşini kandırıp cennetten kovulmalarını sağlıyor. Yeryüzünde insanlar çoğalmaya başlıyorlar. İnsanlara yardım etmeleri için Allah, “Grigori” olarak adlandırılan melekleri görevlendiriyor. Yukarıda sayılan melekler grigorilerin önde gelenlerinin isimleridir. Bunlar zamanla insanlara hayran oluyorlar, onlar gibi yaşamak istiyorlar ve insanlarla ilişki kurup yeni tür insanların ortaya çıkmasını sağlıyorlar. Bunlara Nefilim(Nephilim) deniyor. Bunlar normal insanlara göre daha iri oldukları için dev olarak adlandırılıyorlar. Sümer, Asur, Babil, Mısır yazmalarında nephilimlerden çokça bahsedilir, hatta bununla ilgili en geniş bilgiler Gılgamış destanında da yer almaktadır. Tabi ki melekler insanlara savaşmayı, büyü yapmayı, zinayı da öğretiyorlar, dolayısı ile insanlar arasında kötülük artıyor. Nuh’a kadar bir çok peygamber insanları uyarsa da insanlar azıtıyor, Grigorilere tapmaya başlıyorlar, nephilimlere tapmaya başlıyorlar vs. Bunun üzerine Allah, Nuh tufanını gerçekleştirerek insanoğlunu adeta yeniden dünyaya yerleştiriyor.Bir nevi resetleme işlemi gerçekleştiriliyor. Tufandan sonra kalan gizli bilgilerin bir kısmı insanlar arasında yaygınlaşsa da durumun vahametini önlemek için rahipler bilgileri gizli bir şekilde, belirli seviyeye gelmiş kişilere aktarmaya devam ediyorlar.

Peki şeytan kimdir? Halk genelinde şeytan tek bir varlık gibi algılansa da dinimizde şeytan deyimi İblisin yolunu takip ederek kötülük yapan tüm ifritlere verilen genel addır. O zaman şöyle diyelim, Adem’e secde etmeyen varlığın ismi İblis’tir. Hıristiyanlara göre bu varlığın adı Lucifer’dir. Lucifer’in kelime anlamı “ışık veren” manasındadır. Lucifer Venüs’ün meleği olarak da adlandırılmaktadır. Azazel’in, Lucifer ile aynı varlık olduğunu savunan kişiler olsa da bana göre ikisi aynı varlık değil, bana göre Azazel grigorilerin lideriydi. Kabalaya göre Venüs’e bağlı olan Lucifer’in diğer adı “Baal” dır. Tarihta bazı milletlerin Baal’e taptıkları yani şeytana taptıkları bilinmektedir. Saffat süresine bir göz atalım:

İlyas da elçilerdendi . Kavmine demişti ki: “(Allah’ın azabından) Korunmaz mısınız? Yaratanların en güzeli, sizin Rabbiniz ve daha önceki atalarınızın Rabbi Allah`ı bırakıp da Baal’e mi yalvarıyorsunuz? Sizin Rabbiniz ve önceki atalarınızın Rabbi olan Allah’ı” Saffat Süresi 123- 126

İslam alimleri kabaladan ve diğer dinlerden bihaber oldukları için Baal’i güneş veya mars gezegeni olarak kabul etmişlerdir. Fakat Baal, ışık saçan Lucifer’in ta kendisidir. Ünlü tefsir alimi Mevdudi’den bir alıntı yapalım:

İsrailoğulları Mısır’dan çıktıktan sonra Filistin’e ve Doğu Ürdün’e geldikleri dönemde, Tevrat’ın şiddetle şirki reddeden bölümlerine ve “müşriklerle evlenmeyiniz” şeklindeki apaçık hükmüne rağmen, onlar müşriklerle evlenmiş, onlarla sosyal ilişkiler kurmuş ve dolayısıyla şirk hastalığı kendilerine de bulaşmıştır. Kitab-ı Mukaddes’in açıklamasına göre, İsrailoğulları’ndaki bu ahlâkî ve dini çöküş, Hz. Musa’nın halifesi, Hz. Yeşu b. Nun’un vefatını müteakip başlamıştır:
“İsrailoğulları Allah’ın huzurunda kötülük yaptılar ve Baal’e tapmaya başladılar…. ve onlar Allah’ı bırakarak Baal ve İştir’e tapmaya başladılar” (Hakimler 2:1113)
“Böylece İsrailoğulları, Kenanlılar, Hititler, Asurlular, Ferisîler v.s ile evlenmeye ve onların tanrılarına tapmaya başlamışlardır. (Hakimler 2:56)
Yine Kitab-ı Mukaddes’in açıklamalarından aynı dönemlerde İsrailoğulları arasında Baal’e tapmanın çok yaygın olduğunu anlıyoruz. Öyle ki İsrailoğullarının putlara kurban kestikleri bir yerleşim bölgesinde, Allah’tan korkan bir İsrailli dayanamayıp, bir gece oranın kurbangâhını yıkınca hemen ertesi gün halk toplanıp, sırf şirkin mabedini yıktığı için o İsrailliyi öldürmeye kalkışmışlardır. (Hakimler 6:2532)
Ancak daha sonraları Hz. Samuel, Hz. Talût, Hz. Davud ve Hz. Süleyman bu durumu düzeltmişler ve sadece İsrailoğullarını ıslah etmekle kalmayıp tüm ülkeyi şirkten temizlemişlerdir. Ancak Hz. Süleyman’ın ölümü üzerine bu fitne yine canlanmış ve özellikle Kuzey Filistin’deki İsrail devletinde Baal’e tapınma yaygınlaşmıştır. Mevdudi

Bugün masonların da Baal’e(Lucifer’e) taptığı kabul edilmektedir. Belki insanlar binlerce yıldır. Düşen meleklerin ve tüm ifrit grubunun lideri olan Baal, İblis, Lucifer yada gerçek ismin neyse ona tapmaya devam ettiler. Gerçeği ancak Allah bilir.

Ek Bilgiler;

Tüm meleklerin adı neden “el” harfi ile bitiyor?

Gabriel, Michael, Azrael, Armariel vb. Dil bilimcilere göre Sami ırklarının en eski tanrısının adı “El” idi. Mesela Shamsiel güneşten sorumlu melek, Shams güneş , El ise Allah demek. Şu an Arapçada, farsça da güneş, şems demek. Şems kelimesi melek Shamsiel’den gelir. Kelime kökeninin nerden geldiğini inşallah açıklayabilmişimdir. Allah kelimeside benzer kökten gelmektedir. El – İlah kelimesinin birleşmesinden oluşur. Arapların Allah kelimesini nasıl telaffuz ettiklerini araştırın.

Enok’un kitabına nasıl ulaşabilirim?

Hermes yayınları bu kitabı Türkçe olarak yayınlamıştır. Google amcaya sorarak rahatça bulabilirsiniz.

Siz Müslüman mısınız? Böyle şeylere neden inanıyorsunuz yada araştırıyorsunuz?

Evet Müslümanım, hatta çocukluk ve gençlik yıllarımda sıkı bir dini eğitimde aldım. Fakat şuan seküler(din kurallarını yerine getirmeyen) bir hayat tarzım var. Zaman zaman kerameti kendinden menkul Müslümanlarca, bu konuları onlara anlattığımda, kafir ilan edilsem de araştırmaya okumaya devam edeceğim. Lütfen açık zihinli(open-minded) olalım, her tür düşünceyi tartışalım, konuşalım eğer niyetimiz iyi ise Yaratıcıyı sözle değil, içten bir şekilde sevmeye başlayacağız. Allah’ı kalple ve akılla anlamanızı temenni ederek yazımı bitiriyorum.

Sümerlerden kalma Nephilim gravürleri (söz bu son eklentim);

Yazan: ARMARIEL

Reklamlar

Etiketlendi:,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: