İLLUMİNATİ DOSYASI : İllüminati – Kardeşlikler Dönemi (Age of Brotherhoods)

Düzlemküre Savaşçısı, Burçlar Kuşağı Prensi, Yüce Hermetik Filozof, Yüce Yıldızlar Komutanı, Yüce İsis Pontifi, Kutsal Tepe Prensi, Samos Filozofu, Kafkas Titanı, Altın Lir Çocuğu, Gerçek Anka Kuşu Şavaşçısı, Sfenks Savaşçısı, Yüce Labirent Bilgesi, Brahman Prensi, Gizemli Tapınak Bekçisi, Gizemli Kule Mimarı, Kutsal Perde Prensi, Hiyeroglif Yorumcusu, Orfeus Bilgesi, Üç Ateş Bekçisi, Söylenemez Ad Emini, Büyük Gizler Oedipusu, Gizemler Vahası Sevgili Çobanı, Kutsal Ateş Bilgesi, Işıklı üçgen Savaşçısı…

Memphis – Misraim Eski ve İlkel Rit Dereceleri

Âdem ve Havva bahçeden çıkartıldı. İnsan nesli çoğaldı, yeryüzünün dört bir yanına yayılmaya başladı. İnsanların güzel kızları olmaya başladı, bazı melekler makamlarından kovuldu (fallen angels). Melekler insanlara kötü şeyler öğretti ve insanlar kötü şeyler yapmaya başladılar. (Düşen melekler konusu, ezoterik öğretilerle uğraşanlar için ayrı bir önem taşımaktadır. İlerleyen yazılarımızda bu konuya ayrıca değineceğiz.) Âdem’in oğlu, Şit peygamber insanları uyardı fakat insanoğlu kötülüğe mahkûmdur.

“Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir. Onu kötülüklere gömüp kirleten kimse de ziyana uğramıştır.” Şems süresi 7-10

İnsanoğlu yapısı gereği kötülük yapmaya meyillidir. Çünkü ona kötülük yapma duygusu verilmiş ve sonra ona karşı koyma gücü verilmiştir. Bunu bilmeyen insan kötülük yapmaya mahkumdur. Şit peygamberin uyarıları insanları kötülükten alıkoymadı. İdris’e kadar soy şu şekilde olmuştur.

Âdem – Şit – Enus (Enok ile karıştırılır) – Kenan – Mehlael – Yerd ve onun oğlu İdris (Enok, Hermes, Toth) Peygamber. İdris Peygamber, Yunan mitolojisinde Hermes, Mısır Mitolojisinde Toth, İsrailiyat da ise Enok olarak bilinir. İslam âlimleri onun bir diğer isminin de Hanuh olduğunu söylerler. Kendisi çok kitap okurdu, 72 dil bilirdi, tüm kavimlere yaklaşık yüzyıl boyunca peygamberlik yaptı. Kendisinden gelen peygamberle(Nuh) birlikte dünyanın büyük bir yıkıma uğrayacağını bile bildirdi. Konumuz İllüminati olduğuna göre bundan sonra İdris Peygamber’i Hermes adıyla anacağım.

Hermes fen, tıp ve astronomi alanında çok bilgiliydi. İnsanlara yıldızları takip etmeyi, yıldızları yorumlamayı, 12 burcu öğretti. Bunların dünyadaki tüm sıvıların eylemsizliğine olan etkilerini öğretti. Suya bakarak fal bakma olayı da buradan gelmektedir. Tıp ilmini öğretti, onun asası bugün bile tıp biliminin simgesidir. (Altın renkli Hermes’in asası)

Hermes gittiği yerlerde, şehirler kurdu, sayısının 100 kadar olduğu söyleniyor, fakat çeşitli kaynaklara göre 10 büyük şehir kurmuştur. Fen, Tıp ve Astronomi alanında bilgili olduğu için onun adı “Hermes Trismegistus” olarak ta anılır. Trimegistos, üç defa bilge anlamı taşımaktadır. Çeşitli kaynaklar Dünya üzerine yayılmış piramitlerin kaynağının Hermes olduğunu söyler. Japon denizinde, Çin’de ve Bosna’da piramitler olduğunu biliyor muydunuz?

Hermes’ten sonra Nuh geldi. İnsanlar iflah olmayınca yaratıcı yeryüzünde büyük bir temizlik yaptı. İnsanlar tekrar yeryüzüne yayılmaya başladılar. Hermes’in öğrettiği bilgileri hatırladılar. İnsan nesli çoğalınca bu bilgiler tehlike arz etmeye başladı. Dolayısı ile bu bilgiye sahip olanlar bilgilerini gizlemeye başladılar ve ilk ezoterik kardeşlikler ortaya çıkmaya başladı.

İnsan medeniyetinin en eskisi kabul edilen Sümerlerde bulunan Ziggurat rahipleri, Mısırlılarda bulunan Amon Rahipleri ve diğer antik Ortadoğu devletlerinde olan rahip sınıfları, bilgilerini hep gizli tuttular. Bu ezoterik gelenek Yahudilere geçti. (Hz. Musa Firavunun sarayında büyümüştü ve bir Amon rahibi gibi yetiştirilmişti, Hz. Musa böyle olmasını istememişti tabii ki) Eski Mısırda köle olan Yahudiler o adetleri bir şekilde yeni tek tanrılı dinlerine soktular. Sözlü anlatımla geliştirdikleri Kabala kültürü bu geçişin en önemli meyvesidir.

Hıristiyanlığın yayılmasına kadar Akdeniz havzasında Gnostik düşünce yayılmaya başladı. Nedir Gnostik düşünce? Gnostik terimi “sezgi veya tefekkür yoluyla edinilebilen bilgi” anlamındaki gnosis sözcüğünden türetilmiştir; isim olarak kullanıldığında gnostisizm mensuplarına verilen ad olup, “gnostisizmi benimsemiş kimse” anlamına gelir; sıfat olarak kullanıldığında ise, gnostisizm sözcüğünün sıfatı olup “gnostisizm ile ilgili” anlamına gelir. Yani insanın tefekkür (meditasyon yolu) ile gerçek bilgiye ulaşabileceği anlamına gelir. Bugün yalnızca Gnostik ideolojinin özgünlüğü değil, Manicilik (Mani dini), Kabala ve simya, büyü gibi tüm gizlici felsefelerdeki etkisi kesinleşmiştir.

Gnostik düşünce Hıristiyanlar ve Yahudiler ile Avrupa’ya taşındı. Haçlı seferlerini başlatanda, ondan sonra Avrupa’yı etkileyende aslında bu Gnostik düşünce tabanlı gizli kardeşliklerdi. İlerleyen yıllarda Avrupa bir gizli kardeşlikler cenneti haline gelecekti. Fakat her zaman bir tane vardı ki, Amon rahiplerinden bu yana, zaman zaman etkisini kaybetse de dünya tarihi üzerinde derin etkiler bırakmayı başardı.

Hindu rahiplerden, Budistlere, Kabalacı Yahudilerden, Müslüman Sufilere, Tapınakçılardan, Druidlere, Paganlara yüzyıllardır süren meditasyon yada astral seyahat. İşte buna ulaşan erginlenmiş (aydınlanmış) sayılıyor. İşte bu bilgiye ulaşmak için iyi bir öğrenci(inisiye) olmanız gerekiyor. Tıpkı Mevlevi dergahına öğrenci adayı olmanız gibi ya da bir Budist manastırına yada mason locasına katılmak gibi…

Yazılarımızın devamı gelecek, inşallah…

Ek bilgiler;

“Her şeyi gören zihin vasıtasıyla, Şahitlik ettim bizzat
Göklerin görünmez yüzüne Ve tefekkür yoluyla eriştim Hakikat Bilgisine,
İşte bu bilişle yazıyorum tüm bu mısraları…

HERMES TRİSMEGİSTUS

Hz. İdris Yeryüzünün meskûn (yerleşilmiş) yerlerini 4 bölgeye ayırıp her birisine bir vekil tayin etmiştir. Bir müddet sonra Aşure gününde göğe kaldırıldı: « Kitapta İdris’i de an. Hakikaten o, pek doğru bir insan, bir peygamberdi. Onu üstün bir makama yücelttik » (El-Meryem, 56-57) .

Bir rivayete göre eski Yunanlılar ve daha sonra gelen filozoflar, fizik, kimya, ve tıp ilimlerini İdris a.s kitaplarından almıştır. Hakkında 4 ayet (Meryem; 56-57/Enbiya 85-86) inmiştir.

Allah-u Teâlâ mübarek Kur’an-ı Kerim’de: « İsmail’i, İdris’i ve Zülkif’i de (yadet). Hepsi de sabreden kimselerdendi. Onları rahmetimize kabul ettik. Onlar hakikaten iyi kimselerdi » (El-Enbiya, 85-86) buyurmuştur.

Peygamberimiz Muhammed (a.s.) de bir hadis-i şerifinde: « Ben (Miraç gecesinde) dördüncü kat semada (gökte) İdris (peygamber) ile karşılaştım. Cibril bana:” Bu gördüğün İdris’dir. Ona selam ver” dedi. Ben de ona selam verdim. O da benim selamıma cevap verdi. Sonra bana:” Merhaba salih kardeş, salih peygamber” dedi » buyurmuştur. (Buhari, Müslim)

Yazan: ARMARIEL

Reklamlar

Etiketlendi:

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: