SURİYE DOSYASI /// Türker ERTÜRK : Allah’ın Çocukları

Allah’ın Çocukları

Suriye Ulusal Konseyi Başkanı Abdülbasit Şeyda ya da daha doğru bir ifade ile Suriyeli teröristlerin lideri daha fazla silah ve para istiyor daha fazla terör yapabilmek için. Aylık finansman ihtiyaçlarının 145 milyon dolar olduğunu halbuki şu ana kadar ayda 15 milyon dolar aldıklarını belirtiyor ve ekliyor “ ağır silahlara ihtiyacımız var. ” Teröristlerin lideri Şeyda özetle “ ne kadar ekmek o kadar köfte “ demek istiyor.

Reuters’ın haberine göre Adana’da gizli bir operasyon merkezi kurulduğunu buradan Suriye’deki muhalif harekatın sevk ve idare edildiğini ve bu merkezde Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar’dan askerlerin, uzmanların, istihbaratçıların 24 saat üzerinden vardiyalı olarak çalıştığını öğreniyoruz.

Doha ( Katar’ın başkenti ) kaynaklı haberlere göre Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar Adana’daki harekat merkezinde muhaliflerin ihtiyaçlarını koordine ediyor, gereksinim duyulan silahları tedarik ediyor ve Suriye’ye intikal ettiriyor. Bu merkez kısaca kim, nerede, ne zaman, ne yapacak ona karar veriyor.

Operasyon merkezinin Adana’da kurulmuş olmasının nedeni sanırım ABD Adana Konsolosu ve İncirlik Üssü ile daha kolay koordine kurulabilmesi içindir.

Silahlar Rus malı

Suriyeli Muhaliflere gönderilen silahlar Rus malı olup bunlar karaborsadan ( black market ) temin edilmektedir. Silahların Rus malı olmasının en önemli nedeni muhaliflerin bu silahları tanıyor olmalarıdır. Batı üretimi silahların verilmesi durumunda ilave eğitim süresine ihtiyaç duyulacaktır.

Yine Körfez kaynaklı haberlere göre uçağımızın düşürülmesi ve 2 şehit vermemizden sonra Türkiye’nin Suriyeli muhaliflere olan yardımı daha istekli ve canı gönülden olmaya başlamış. Desenize uçağımızın düşürülmesine neden olan tuzak savaşa neden olamadıysa da teröre verdiğimiz desteğin şevkini artırmış.

Sevgili okurlar Suriye’ye müdahale Kuzey Irak’a müdahaleye benzemez. Bir anda kendimizi uzun soluklu bir çatışmanın ve bataklığın içinde buluruz.

Beşar Esad Batı destekli terör nedeniyle başı beladadır. Bu terör yuvalarını yok edebilmek için Suriye’nin belli bölgelerinde kuvvet konsantrasyonu veya sıklet merkezi tesis etmeye ihtiyacı vardır. Bunu yapabilmek için de daha az tehdit olduğunu değerlendirdiği belli bölgelerde de kuvvet tasarrufu yapması gerekir.

Suriye bu nedenle kuzeyden, Türkiye sınırında bulunan Kürt bölgelerinden askeri birliklerini çekmiştir. Temizlik işi bittiğinde bu bölgelere yeniden dönecektir. Esad ayrıca bu hamleyle Türkiye’ye tehdidin büyüklüğünü hissettirmeye çalışmakta ve işbirliğine zorlamak istemektedir.

PKK, Suriye’de ki kolu PYD vasıtası ile durumu istismar etmeye ve etkinliğini bu bölgede geliştirmeye çalışmaktadır. Kuzey Irak Kürt Yönetimi Lideri Mesut Barzani’nin de bu bölgeye yönelik hesapları vardır. Bölgedeki bu güç boşluğu uzarsa ülkemizin güvenliği çok ciddi olarak zarar görür.

Kendi mezarını kazmak olur

Bu zararı engellemenin yolu Suriye’nin kuzeyini işgal edip burada tampon bölge kurmak hiç değildir. Bu hataların en büyüğü olan kendi mezarını kazmak olur. Yapılması gereken Türkiye’deki PKK terörünün de kaynağı olan Kuzey Irak’ı kontrol altına almaktır. Bunun için Irak’ın bütünlüğünü sağlamaya çalışan Maliki ile işbirliği şarttır.

Irak Başbakanı Maliki, Barzani’nin Suriye’deki bu durumu fırsat bilerek batıya doğru genişlemek istediğini ve bölgede ABD tarafından kotarılmaya çalışılan kukla Kürt Devleti çalışmalarını bilmektedir. Maliki bu nedenle geçen hafta Kuzey Irak’a Suriye sınırını kontrol altına almak için asker göndermiştir. Irak’ın sınır güvenliği merkezi hükümetin sorumluluğu altında olmasına rağmen Barzani bu duruma engel olmak istemektedir. Şu anda Maliki ile Barzani arasındaki ilişkiler gergin olup her an çatışmaya doğru tırmanabilir.

Kuzey Suriye’de meydana gelen bu fiili durumla ilgili olarak Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun şikayet etmeye hakları yoktur. Bu durumun nedeni kendileridir.

Bölgede bölünme, kontrol edilebilir kaos ve kukla Kürt Devleti’ni isteyenler ABD, İsrail ve ABD’nin güdümündeki Batı’dır. İstemeyenler İran, Irak, Suriye, Rusya ve Çin’dir.

ABD bu amaçlarına ulaşabilmek için dolaylı ve dolaysız olarak kullandığı araçlardan bazıları ise Suudi Arabistan, Katar, Arap Birliği, PKK, PYD, PJAK, Özgür Suriye Ordusu ve Suriye Ulusal Konseyi’dir.

Kimle kimin işbirliği yaptığına bakarak kimin ne yapmak istediğini sanırım anlayabilirsiniz. Bana sorarsanız AKP bölücüdür ve başımıza gelen tüm felaketlerden o ve sessiz kalanlar sorumludur.

Fakat Amerikalı eski asker, edebiyatçı, politika eleştirmeni, Columbia ve Kadir Has Üniversiteleri’nde ders vermiş akademisyen James Ryan bana katılmıyor Türkiye’deki bu durumdan Allah’ın çocuklarını sorumlu tutuyor.

Ryan’a göre Allah’ın çocukları; ikiyüzlü, çifte standart uzmanı, demokrat gözükmeye çalışan, sıfır sorun diye işe başlayan ama komşusu kalmayan, Müslüman kardeşlerine karşı kirli ve sinsi işler çeviren, Libya ve Suriye’ye ait politika değişiklikleri için avanta alan, ABD’nin uluslararası gangsteri (yasadışı işler yapan çete üyesi) olan CAI yaratıklarıdır.

Türker ERTÜRK

Reklamlar

Etiketlendi:, , ,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: