SURİYE DOSYASI : Suriye Irak Olmamalıdır

Tarih boyunca güneyimizde meydana gelen her hareket bizim kaybımızla sonuçlanmıştır. Örneğin Musul, İngiltere’nin başarılı istihbarat operasyonu ve diplomasi oyunlarıyla 1925’te Türkiye’den koparılmıştır. Irak’ın işgalinden sonra caddeleriyle, Kal’asıyla, mezarlıklarıyla buram buram Türkmen kokan Kerkük, Kürt şehri oluverdi. Erbil, Hewler oldu. Diğer şehirler, kasabalar Bölgesel Kürt yönetiminin eline geçiverdi.

Sıra Suriye’de… Türkiye’ye, Türkmenlere kaybettirme taktiği uygulanmaya konuluyor.

Şam, Halep, Lazkiye ve Humus’ta ve de sınırın hemen birkaç kilometre uzağındaki Sem Ali köyünde ve daha birçoğunda yaşayan Türkmenleri benzeri bir akıbet bekliyor.

BARZANİ’nin iki parçalı “Kürdistan” hedefinden söz etmiştik. Ondan çok daha büyük tehdit olan PKK/PYD’den de söz etmek zorundayız. Dikkat edelim, terör, özerk yönetime dönüşmek üzere yattığı pusudan yavaşça çıkıyor.

Bundan sonra Suriye’de özellikle Kürt cephesinde nelerin olacağını görmek için Irak’ı ve kuzeyini hatırlamak yeterlidir.

Amerikan işgalinden sonra Irak’ta yapılan seçimlerde BARZANİ-TALABANİ ikilisi diğer etnik ve dini grupların birbirleriyle didişmelerinden yararlanarak, nüfus oranlarının üzerinde parlamenter çıkardılar. Bu seçimden sonra da Türkiye’den kedilerini bile kıskandılar. Sözde bağımsız bir devletin topraklarını yöneten sözde temsilciler oldular. Halen içeride devlet olmanın kurumlarını oluşturuyorlar. Dışarıda tanınmanın önündeki engelleri temizliyorlar. Dünün silahlı aşiret savaşçılarından peşmerge ordusu yaratıyorlar.

Suriye’de durum Irak’takinden daha çok ciddiye alınmalıdır. Çünkü bu kez Türkiye ile kan davalı terör örgütü Nusaybin’den seslenilse duyulacak bir uzaklıktaki Kamışlı’da bağımsızlık ucu açık özerk bir “Kürdistan” haline gelmeyi planlıyor.

Suriye’deki Kürtlerin yaşadıkları bölgelerde yerel yönetimler oluşturan PKK/PYD’nin amacı, K. Irak’takine benzer bir oldu-bitti yaratmak. Kürt nüfusun tek başına yaşadığı yer bulunmadığı halde ele geçirdikleri yerlerin şimdilik yerel temsilcileri olmakla yetineceklerdir. Sonraki adımda; ESAD yönetiminin işbaşından tamamen uzaklaştırılmasından sonra ülkeyi yeni yönetime taşıyacak geçici yönetimin temsilcileri olmanın zeminini hazırlayacaklardır. Ondan sonra da K. Irak oyununun Suriye uyarlamasını izlettireceklerdir bize! Böyle bir sonuç PKK’nın siyaseten kazanacağı ikinci başarı olacaktır. Sonuçta BARZANİ’nin başarıyla uyguladığı “Kürtleştirme” operasyonunun bu kez de Suriye’de PKK/PYD eliyle gerçekleştirilmesinin önünde bir engel kalmayacaktır.

SADDAM’ın, “Araplaştırma” uygulaması sonucunda Musul’un, Kerkük’ün nüfus yapısının Kürtler aleyhine bozulduğu iddiası BARZANİ-TALABANİ ikilisine çok şey kazandırdı. Daha ülkenin durumu belli olmadan şafak harekâtı yürüten PKK/PYD benzeri bir iddiayla ortaya çıkıyor. ESAD’ların uygulamalarını ret ediyor. “Arab Hizam-Araplaştırma” operasyonunu neticesinde Kürtlerin yerlerinden edildiklerini öne sürüyor. Ama ESAD’ın giderayak PKK’ya sağladığı ayrıcalıkla Kürtlere toptan vatandaşlık vermesinden tek laf etmiyor.

İddiaya göre; Arab Hizam operasyonunun en önemli maddesi, Hasaka vilayetinde yaşayan ve Türkiye kimliği taşıyan Kürtlerin taciz edilerek, yerlerini terk etmelerinin sağlanmasıdır. Bu iddiayla Hasaka’nın Kürtleştirilmesinin sözde haklı ve hukuki dayanağı oluşturulmaktadır. PKK/PYD, ESAD’ın operasyonlarını kendine yakıştığı şekilde örgüt mantığı çerçevesinde kendilerine sağladığı fayda ve zarar açısından değerlendiriyor. Faydalı olanı hukuki, olmayanı hukuk dışı buluyor. Bu anlayışla ESAD’ın Araplaştırma operasyonuyla üç yüz bin Türkiye vatandaşı Kürde vatandaşlık verilmemesinin hukuk dışı olduğunu öne sürüyor. Ama ESAD’ın keyfine göre gerçekleşen uygulamanın sonraki seyrinde vatandaşlık verilmesini ise hukuka uygun buluyor.

Onlar içi büyük bir halk kitlesinin siyasi iktidar uğruna öyle ya da böyle kullanılmasının bir önemi bulunmuyor. Bu, gayrı meşruiyetin, hukuksuzluğun üzerinde yeşertilmeye çalışılan Kürt özerkliğinin bir yönüdür. Bayramlarda sınırın bu tarafına geçmelerine izin vererek terk ettikleri ülkeleriyle bağlarının korunmasını sağlayan Türkiye’nin tavrına karşılık Kürtler dün ESAD’lar tarafından kullanıldılar, bugün de PKK/PYD tarafından kullanılıyorlar.

Sözün kısası; PKK/PYD bu kez de Suriye Kürtlerinin omuzlarına basarak yükselmenin hesabı içerisinde…

Hep tekrarladığımız gibi mükemmel bir kopyacı olan PKK, Kandil’den gönderdiği teröristlerin öncülüğünde yerel militanları kullanmak suretiyle Suriye’de elde ettiği bölgelerde peşmerge gücü kurmaya başladı. Hedef, özerk bir yönetimde bu silahlı gücü kabul görür hale getirmektir. Sonrasına ise BARZANİ’nin bıraktığı ayak izlerinden yürüyerek teröristten-militandan meşru bir silahlı güç yaratma süreci kalacaktır.

Bir zamanların Irak’ının bugün ne toprak ne de siyaset bütünlüğünden söz edilebilir. Oldu-bittilerle yeni güçler ve geleceğin bağımsız devleti olmaya aday yönetimler yaratıldı. Gelişmeleri dikkatle izledikçe aynı sürecin Suriye’yi de kapsamasına çaba gösterildiğini görüyoruz. Ancak bu kez sürecin başlıca oyunculuğuna soyunan gücün terör örgütü olması nedeniyle tehdit, hiçbir şekilde göz ardı edilemeyecek boyuttadır.

http://www.turksam.org/tr/a2716.html

Reklamlar

Etiketlendi:,

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: