Kategori arşivi: Terör

PKK DOSYASI : Uludere’deki skandal istihbarat için Genelkurmay da MİT’i işaret etti

GENELKURMAY’IN, MİT’TEN GELEN ULUDERE İSTİHBARATINA İLİŞKİN MAHKEMEYE GÖNDERDİĞİ BELGEYİ CUMHURİYET GAZETESİ DÜN YAYIMLADI.

34 kişinin hayatını kaybettiği Uludere faciasındaki skandal istihbarata ilişkin Genelkurmay Başkanlığı’nın da Milli İstihbarat Teşkilatı’nı (MİT) işaret ettiği ortaya çıktı.

Cumhuriyet gazetesi, Genelkurmay’ın Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiği belgeyi yayımladı. Buna göre MİT’in Uludere’yle ilgili olmadığını savunduğu istihbarat notuna ilişkin Genelkurmay ‘olay günü karar vermede önemli rol oynadığını’ belirtti. Başsavcılığa 28 Mayıs 2012’de gönderilen yazıda Şırnak sınır hattındaki askeri üs bölgeleri ile karakollara saldırı yapılacağına işaret eden duyumlar alındığı belirtilerek şöyle denildi: “MİT Müsteşarlığı’nca 21 Aralık 2011 tarihinde paylaşılan ve Ortasu/Gülyazı bölgesinde 21-30 Aralık tarihleri arasında bir terörist saldırı gerçekleşeceğini ifade ederek olay günü karar verme sürecinde önemli rol oynayan duyum OBİ-PAS (Operasyonel Bilgi Paylaşım Sistemi) üzerinden alınmıştır.”

Genelkurmay, olay günü MİT’ten anlık istihbarat paylaşımı geldiği iddialarını ise yalanlayıp “MİT Müsteşarlığı veya bağlı birimlerince olay günü hava harekatı icra edildiği aşamada söz konusu grubun terörist olmadığına ilişkin hiçbir bilgi, bölgedeki askeri birliklere veya sıralı komutanlıklara iletilmemiştir.” denildi. MİT’in istihbaratından sonra Genelkurmay, karakol ve üs bölgelerini terörist eylemlere karşı uyardı. Genelkurmay Başkanlığı’nın muhtemel eylemlere karşı alınacak tedbirlerini içeren mesaj emri 28 Aralık 2011 saat 14.00’te (bombardımandan 7 saat önce) ilgili birliklere gönderildi.

PKK DOSYASI : Karayılan’ın şok sözleri sorguda ortaya çıktı ! “Aldıkları istihbarat bizi ç özer, darmadağın eder”

Güvenlik ve istihbarat kaynaklarından elde edilen bilgiye göre, PKK’lı Murat Karayılan’ın uzun yıllar en yakınında bulunan ve çok güvendiği bir terörist, geçen hafta güvenlik güçlerine teslim oldu.

Güvenlik ve istihbaarat kaynaklarından elde edilen bilgiye göre teslim olan ve PKK yöneticisi Murat Karayılan’ın yakınında bulunan terörist Karayılan’ın ağzından çıkan şu sözleri, sorgusunda paylaştı; "TC ordusu hiç beklemediğimiz bir darbe vurdu hiç beklemediğimiz darbeyi vurmuştur. Bunu söylemekten utanıyor muyum? Hayır utanacak olan ben değilim, sizlersiniz. Size her şeyi verdik mi? Verdik."

PKK’lı Karayılan’ın yakınında bulunan itirafçı, 22 Temmuz’da başlayan hava operasyonları ve sonrasında yapılan operasyonlar sonucu örgütte yaşanan paniği gözler önüne serdi.

Edinilen bilgiye göre teslim olan ve PKK’lı Karayılan’ın yakınında bulunan terörist, Karayılan’ın ağzından çıkan şu sözleri, sorgusunda paylaştı; "TC Ordusu 22 Temmuz’da başlayan hava harekatlarıyla gerek kırsaldaki, gerekse il ve ilçelerdeki komutanlıklarımıza ve unsurlarımıza hiç beklemediğimiz darbeyi vurmuştur. Bunu söylemekten utanıyor muyum? Hayır utanacak olan ben değilim, sizlersiniz. Size her şeyi verdik mi? Verdik. Bazı tavizler vererek dış unsurların desteğini sağladık mı? Sağladık. Hala da veriyoruz şu yok anımızda bile. Sizin yönettiğiniz salaklar ne yapıyor? Bu yok zamanımızda leblebi gibi mermi atıyorlar. Atmayacak kardeşim, hedefi görecek ona atacak. Mühimmat tedarik edemiyoruz. Yurtiçine gönderecek mühimmatımız iyice azaldı. Bizim mühimmat fabrikalarımız yok. İçerdekiler seviyemiz iyi diyorlar ama bu gidişle onlar da tükenecek. Yeni katılanların çoğu ya öldü ya da kaçtı. Adamları elinizde tutamıyorsunuz, sahip olamıyorsunuz. Kış döneminde bu konuda herkes öz savunmasını yazmaya hazır olsun. Kimsenin gözyaşına bakmam, acımam. Son iki ayda verdiğimiz kayıplar bir yana bunların ailelerine ne denecek onu düşünün. Çoğu evladını dağda sanıyor ama toprakta. Nereye gömüldüler onun hesabı bile karıştı. Bunları da düşünün, bir yol bulun."

"HALKIN ÇOĞUNU KAYBETTİNİZ. YDG-H DENEN GARABET HALKA NİYE SALDIRDI"

"Böyle olmaz. Herkes sorumluluğu HPG’nin üzerine atıyor. Her kademe sorumluluğu üstlenmeli. Bölgede HPG adı olmadan tek yönetim kurulmalı; her şehirde 6-7 kişiden oluşan üst bir komutanlık örgütlenmeli. Başta YDG-H birimleri olmak üzere bütün direnen güçler o komutanlık bünyesinde yer almalı. O komutanlığın emrinde, sevk ve idaresinde direnişe katılmalıdır. Herkes kendi kafasına göre takılır ve sorumluluğu HPG’ye yıkarsa şu an düştüğümüz durumdan da kötüye gideriz. TC kararlı, böyle devam edemeyiz. Yok olup gideriz. Güçler kendisini Sivil Direniş Unsurları olarak örgütleyebililer. Artık bu ismi kullanacağız. "Şu HPG’dir, şu gençliktir, şu yerel birliktir’ saçmalıklarını bir kenara bırakın. Oralarda HPG’den artık bahsetmemek gerekir. Orada ki (Türkiye’yi kast ediyor) herkes Sivil Direniş Unsurlarıdır. Önce kendi iç teşkilatımızı örgütleyelim. Şimdilik ismine Sivil Savunma, Sivil Direniş diyebiliriz. Tabi bunun neresi sivil bilemem. Halkın çoğunu kaybettiniz. YDG-H denen garabet halka niye saldırdı. Biz ezin dedik, korkutun dedik; adamlar halkın çatılarından içeri roket attılar, ambulansları yakarak acil hastaların ölümüne neden oldular, bebeği buzdolabında öldürdüler. Kim inanır size "TC yaptı" demenize. 20 sene öncesinde yaşamıyoruz, her şey anında ortaya çıkıyor. Halk bize sırtını döndü. Yüzünü bir daha ne zaman döner veya döner mi?”

"ALDIKLARI İSTİHBARAT BİZİ ÇÖZER, DARMADAĞIN EDER"

"Artık YDG-H’nin PKK ile bağlantılı olduğu vurgulanmayacak. Hepsi Sivil Direniş Unsurları olacak. Sivil Direniş Unsurları YDG-H’nin kendisini sivil direnişe dönüştürmesinin adıdır. YDG-H hezimete uğramıştır. Bunun hesabını kendileri verecektir. PKK onların başarısızlığını üstlenemez. YDG-H’nin HPG bağlantısını halkımıza unutturmalıyız. Her il kendi birimini kurmalıdır. Bu birimlere bundan sonra Sivil Direniş Unsurları ya da Sivil Savunma Birlikleri diyeceğiz. Şehirde emir komuta sistemine bağlı bir birim olmalı. Bu birimleri tek bir yerden yönetmemiz lazım. Yönetimdeki çok kritik isimler TC tarafından yok edildi, bir kısmı ellerine geçti. Aldıkları istihbarat bizi çözer, darmadağın eder. Bu sebeple yeni bir teşkilatlanma şarttır. Dersim bölgesi çok kötü durumda. Çöküyoruz hatta çöktük. Lider kadro teker teker gidiyor. TC Ordusu adeta çıldırdı, üzerimize çullandılar. Polis, Jandarma çok uyumlu çalışıyor. Ordu bunları kucaklamış hep birlikte üstümüze geliyorlar. Çok dikkatli olalım. Dinliyorlar, gözlüyorlar, vuruyorlar."

TAHŞİYE ÖRGÜTÜ DOSYASI : Tahşiye iddianamesi çöktü

Özgür medyayı susturmak amacıyla düzenlenen Tahşiye operasyonu sonrası hazırlanan iddianamenin içi boş çıktı.

Emniyet İstihbarat, Genelkurmay İstihbarat ve MİT‘in Tahşiye grubuna ilişkin "terör örgütü" rapor ve yazılarını dikkate almayan soruşturmayı yürütenSavcı Hasan Yılmaz, hiçbir hukuki karşılığı olmayan, herhangi bir mahkeme kararına dayanmayan müfettiş raporuyla Hizmet hareketini terör örgütü ilan etmeye kalktığı anlaşıldı.

Evlerinde yapılan aramalarda el bombası, patlayıcı, silah ve çok sayıda mermi bulunan Tahşiye grubunu masum insan olarak tanımlayan savcı Yılmaz, söz konusu yapıya ilişkin döneminİstanbul Valisi Muammer Güler‘in yaptığı "El Kaide bağlantılı terör örgütü" açıklamasına da değinmedi. Halen yargılaması devam eden Tahşiye sanıklarının tamamının müşteki yapılarak "Yargılamayı etkilemeye teşebbüs" suçunu alenen işleyen savcı Yılmaz, 332 sayfalık iddianamesinde Hizmet hareketini terör ile ilişkilendirecek tek bir somut delil sunamadı.

SİLAHI OLMAYAN, SİLAHLI ÖRGÜT İDDİASI

Özgür basını susturmak amacıyla düzenlenen Tahşiye operasyonu 14 Aralık 2014 Pazar günü savcı Hasan Yılmaz’ın talimatı ile gerçekleşti. Fetullah Gülen Hacaefendi “Silahlı örgüt kurmak ve yönetmek” ile ve Hidayet Karaca ise “silahlı terör örgütüne üye olmak” ile suçlanıyor. Ancak iddianamede ‘silah nerede?’ sorusunun cevabı yok. Eski polis müdürleri Tufan Ergüder, Ali Fuat Yılmazer, Erol Demirhan, Yurt Atayün, Ömer Köse gibi Emniyet müdürleri ise ‘Silahlı terör örgütüne üye olma’ ‘iftira’ ve ‘resmi belgede sahtecilik’ ile itham ediliyor.

NUH METE YÜKSEL’DEN KOPYALANMIŞ RAPORU DELİL YAPMIŞ

Fethullah Gülen, Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca [link] ve 31 polisin yer aldığı dosyada savcı Hasan Yılmaz, darbe iddialarına ilişkin delil bulamayınca 28 Şubat döneminde mütedeyyin insanlara yönelik Nuh Mete Yüksel’in hazırladığı iddianamenin aynısını tekrar etmiş. Gülen’e yönelik silahlı terör örgütü kurma iftirasını belgeleyemeyen savcı, tıpkı savcı Yüksel gibi devletin tüm kurumları tarafından denetlenen kolej, dershane ve yurt gibi eğitim müesseselerini terör örgütü merkezi olarak göstermesi skandal olarak yorumlandı.

Daha ilginci hiç bir mahkeme kararına dayanmayan Emniyet Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı 4 Mart 2015 tarihli Zeki Çatalkaya imzalı ve tartışmalı sözde paralel yapı raporu (PDY FETÖ) iddianameye delil diye girmesi. Oysa Çatalkaya’nın hazırladığı ve hiçbir mahkeme kararına dayanmayan hayali ithamlara dayalı terör suçlamasının aynısı 28 Şubat döneminde Nuh Mete Yüksel tarafından kaleme alınan asılsız iddialarının da bir kötü kopyası olarak değerlendirilmişti.

PROF. DR. ÖZGENÇ UYARMIŞTI: POLİS RAPORUYLA HİÇ BİR GRUP TERÖR ÖRGÜTÜ İLAN EDİLEMEZ

Yine Türk Ceza Kanunu’nun mimarlarından Prof.Dr. İzzet Özgenç, mahkeme kararına dayanmayan hiçbir rapor ya da belge ile bir grup yada topluluğun terör örgütü ilan edilemeyeceği uyarısı yapmıştı. Geçtiğimiz aylarda tartışılan Çatalkaya raporu ve Ankara savcılığının işlemlerinin ulusal ve uluslararası hukuki temellerden yoksun bulunduğunu, bu şekilde raporlarla suçlama yöneltenlerin yargılanmaktan kurtulamayacağı uyarısı yapmıştı.

BERAAT EDİLEN İDDİALARLA AYNI DAVA AÇILAMAZ

Hizmet hareketine yönelik iftiralarını iddianamesine taşıyan savcı Yılmaz, daha önce Yargıtay Genel Kurulu tarafından oy birliği ile beraat eden “Devleti ele geçirme” iddiasını da tekrar etmiş. Türk Ceza Kanuna göre bir kimse beraat ettiği iddialardan tekrar yargılanamazken Yılmaz, Gülen hakkında bu kanunu uygulamayarak ayrı bir hukuk skandalına imza attı.

SAVCI, DELİL BULAMAYINCA, İADE TALEBİNDEN VAZGEÇMİŞ

İddianamede delil olmaması nedeniyle Gülen’in Amerika’dan iadesini istemenin mümkün olmadığını bilen savcı Yılmaz, ABD‘den ret cevabı almamak ve “Gülen’i ABD iade etmiyor” şeklindeki algı operasyonlarına devam edebilmek için Hocaefendi’nin hukuken iadesini istemedi.

DEVLETİN RESMİ RAPORLARI İDDİANAMEYİ YALANLIYOR

Diğer yandan savcı Yılmaz iddianamede inanılmaz bir maddi hataya imza attı. Savcı Yılmaz, terör örgütü El Kaide bağlantılı Tahşiye grubuna yönelik operasyonunun talimatını Fethullah Gülen Hocaefendi’nin 14 Eylül 2009 tarihli sohbetinde verdiğini iddia ediyor. Ancak İstanbul Emniyeti İstihbarat Şube Müdürlüğü’nün Tahşiye grubuna ilişkin 3 Aralık 2008 tarihinde birçok ilin istihbarat şubelerine tahşiye grubuna ilişkin yazısını görmezden geliyor.

SAVCI GERÇEKLERİ GİZLEMİŞ, BU ANAYASAL SUÇ

Savcının bir iddianamedeki maddi gerçeği gizlediği ve alenen suç olan bir iddiası da İstanbul İstihbaratı’nın Türkiye’deki diğer illere Tahşiye grubuna ilişkin yazı göndermeden önce bu illegal yapıya ilişkin herhangi bir çalışma olmadığı. Bu iddia da MİT’in raporu ile çürüyor. İstanbul Emniyetinin tahşiye grubuna dikkatinin çekilmesi ve uyarılmasını MİT, 14 Mart 2008 ve 16 Ekim 2008 tarihli iki raporuyla sağlanıyor. Ancak savcı tüm iddialarını çökertecek bu belgeleri iddianameye koymadığı görüldü.

El Kaide bağlantılı Tahşiye grubuna ilişkin çalışma yürüten bir diğer devlet kurumu da Genelkurmay Başkanlığı İstihbarat Dairesi. Tahşiyecileri yakından takip eden Genelkurmay İstihbarat’ın başında o dönem ileride Ergenekon davasında yargılanan İsmail Hakkı Pekin bulunuyor. Pekin’in 13 Martı 2009 tarihli hazırladığı 6 sayfalık raporda Taşhiye grubunun El Kaide bağlantılarına dikkat çekiliyordu. Askerî raporun ayrıntılarına göre, Tahşiyeciler El Kaide ve Üsame bin Ladin’e tam destek veriyor, El Kaide’yi ‘süper güç’ olarak görüyorlar. Ayrıca El Kaide’nin Mehdi’nin emri ile kâfirlere savaş başlattığı Türkiye Cumhuriyeti’nin de kâfir olduğuna inanıyor.

PKK DOSYASI /// VİDEO : İsrail Askeri Gill Rosenberg ve YPG-PKK Aşkı

VİDEO LİNK :

https://www.youtube.com/watch?v=yWCI0YcxVOc&feature=em-uploademail

PKK DOSYASI /// Cübbeli Ahmet Hoca’dan teklif : Vatandaşlıktan çıkarılsınlar !

Cübbeli Ahmet Hoca ‘PKK ağzıyla konuşanlar’ diye ifade ettiği kişiler için sert eleştirilerde bulundu.

Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, Vahdet Gazetesi’ndeki yazısında PKK ağzı ile konuşanlar vatandaşlıktan çıkarılsın’ dedi.

İŞTE O YAZI:

Her kim PKK destekçiliği yapıyorsa, PKK’lıların ağzıyla konuşuyorsa, işin içine vatan, bayrak gibi kutsallarımızı karıştırıyorsa ve bölünme talebinde bulunuyorsa vatandaşlıktan çıkartılsın. Türk de olsa, Kürt de olsa fark etmez.

Ben şöyle bir teklif veriyorum devlete. Devlete ama. Hükümet başka, devlet başka biliyorsunuz. Devlete söylüyorum bunu. Hükümetler gelir, geçer. Bilmiyorum beni MGK’ya mı alsalar acaba? 28 Şubat’tan iyi biliriz MGK’yı. Orada 9 saat Erbakan Hoca’ya neler ettiler. Bizi dinlettiler. MGK’dakiler bizi tanır yani. Eski MGK tabi. Şimdikileri tanımayız. Bu MGK’ya ben bir teklif öneriyorum. Ayda bir mi toplanıyorsunuz, ne yapıyorsunuz? İlk toplantıda Allah rızası için rica ediyorum.

NİŞANTAŞI KAŞARLARI VAR

Önerim şudur: Her kim PKK destekçiliği yapıyorsa, PKK’lıların ağzıyla konuşuyorsa, işin içine vatan, bayrak gibi kutsallarımızı karıştırıyorsa ve bölünme talebinde bulunuyorsa, yani kimin ne demek istediği ortada zaten. PKK olması şart değil. Silahlı olması şart değil.

Silahsız da olsa, Türk de olsa fark etmez. Türk kaşarlar var. Nişantaşı kaşarları var. Beyoğlu bilmem neleri var. Bayağı bir eski peynirler var. Hollanda peynirleri var yani. Kaşar yine bizim milli peynirimiz. Bunlar Hollanda malı olabilir ancak. Bu kaşarlar Türk de olsa, Kürt de olsa fark etmez. Kim PKK ile işbirliği yapıyorsa ve destekliyorsa; yazı ile de, konuşma ile de yapsa fark etmez.

DEFOL GİT DENSİN

Bakın Kürtçü diyorum, Kürt demiyorum. Biz de Türk’üz ama Türkçülük yapıp da Müslüman kardeşlerimizi dışlıyor muyuz? Kafatasçılık yapıyor muyuz? Bir Kürt takva sahibi olsa, bir Türk takva sahibi olmasa hangisi efdaldir? Takva sahibi olan Kürt efdaldir. Biz “Arap’ın Acem’e, Acem’in Arap’a üstünlüğü yoktur” diyen peygamberin ümmetiyiz. O zaman buradaki sorun Kürtçülük sorunudur. Kürtlük sorunu yok. Kürtçülük yapan, PKK destekçiliği yapan Türk de olsa bunları vatandaşlıktan çıkartsınlar. İlk tavsiyem budur. Hemen tespit edilsin, şahitli, delilli, ispatlı mahkeme karar versin, vatandaşlıktan çıkartsınlar. Madem bu al bayrağı istemiyorsun, madem bu vatanı istemiyorsun, bu ülkenin haklarından yararlanma hakkın yoktur, pasaportsuz, kimliksiz kal, nereye gidersen git, defol.

VATANINI SEVEN BELLİ OLUR

O zaman vatanını seven Kürt de belli olur. Vatandaşlıktan çıkartmak zorundasınız. Mecbursunuz buna. Hem Türk pasaportunu kullanıyor, hem de gidiyor gâvurlara “Bu Türkiye böyle, bu Türkiye şöyle” diyerek burayı şikâyet ediyor. Sanki burada onu kesen var, asan var. PKK geliyor Kürt Müslümanı kesiyor. Müslüman Kürtlere zarar veren PKK. Sürekli onların çocuklarını kaçıran PKK. Ağlayan analar Kürt analarımız. Allahım çocuklarını onlara iade eyle. Ben ne kayıp duaları okudum, ne dualar ediyorum onlara. Çocukları evlerine dönsün, analarına kavuşsun diye. Ben “O Kürtmüş” diyor muyum?!

PKK NİYE HORTLADI?

Dert bir kardeşim. Bu Ehl-i Sünnet Müslüman olma derdidir. Türkiye’de Ehl-i Sünnet Müslümanların faaliyet ve hizmetleri vardır. Bundan dolayı dünyaya ışık tutacak hizmetlerin buradan olacağını gâvurlar görüyor. Ehl-i Sünnet’in Araplardan da daha iyi burada yaşandığını, yaşatıldığını ve daha ilerlediğini gördüğü için yeniden PKK hortlatıldı. Volkan gibi aynen. 20-30 sene alevsiz durur, sonra birden patlar. Niye patlatıyorlar? İşte Müslümanların ilerlemesi, Ehl-i Sünnet faaliyetlerinin gelişmesi engellensin diye yeniden bu hortlatılmıştır.

ALLAH YAHUDİLERİ SEVMİYOR

Bu Siyonist ateşidir. Büyük İsrail projesidir, Büyük Ortadoğu Projesi’dir. Bunu bilmeyen ahmaktır. Bilfiil savaşa bile girmiş Siyonist. PKK’nın içinde adamlar “Siyonistim ben” diyor. Bu duruma geldiysek ben bir ayet okuyorum.

Bu ayeti kurban olduğum, gönderen, indiren Allahıma okuyorum. Ey benim Allahım, ey bu ehl-i İslam’ın Allah’ı, ey Rahman, ey Rahim sen Kur’an’ı indirdin, haktır ve gerçektir. Biz iman ettik. Kur’an’ın ayetinde “Yahudiler ne zaman bir harp ateşi yaksalar Allah onu söndürmüştür” buyuruyorsun. Ayet bu. Ben bunu ne bileyim. Ben gaybı bilmem ki Allahım. Gaybı sen bildiriyorsun. “Ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa, Allah onu söndürmüştür.

Onlar yeryüzünde bozgunculuğa koşarlar. Şüphesiz Allah bozguncuları sevmez.” (Maide-64) Yahudileri sevmediğini ayetle söylemiş oluyor.

IRAK’TA BARZANİ, SURİYE’DE PYD

Bu PKK ateşi Yahudi ateşidir. Biz bunu tespit ettik. Bütün haberler bangır bangır bağırıyor. Büyük Ortadoğu Projesi artık gizli değil. Haritalar çizilmiş, albayı, yarbayı büyükelçilere bunları anlatmış. Biz bunları rüyada görmedik, hurafe konuşmuyoruz. Gelinen noktada Barzani’den sonra şimdi de Suriye’de PYD adı altında bir devlet kurdurulma ve Amerika’nın buna sahip çıkması, Türkiye’ye “PKK ile uğraşabilirsin ama PYD’ye dokunamazsın” demesi, PKK’yı da Kandil’den falan kaçırtıp PYD’ye sokması, sonra da “Sen PYD ile savaşamazsın, bu bizim himayemizdedir” demeleri… Bunları biz uydurmadık. Bunlar her dakika haberlerde. O zaman bu Yahudi ateşidir.

BU MİLLET ÇOK ÇEKTİ

Ya Rabbi! Bu ateşi Siyonistler yakmışlardır. Sen “Ne zaman yaksalar Allah söndürdü” buyurdun. Önümüzdeki Kurban Bayramı hürmetine sen bu Siyonistleri, sen bunların uzantılarını nahreyle ya Rabbi! Boğazla ya Rabbi! Ateşlerini söndür ya Rabbi! Ayettir, senin vaadin haktır. “Allah sözünü bozmaz” buyuran sensin. O zaman bu söz senin sözündür. 30-35 sene oldu. Bu memleket, bu millet çok çekti bunlardan. Epey bir zamanda çile çekildi. Artık tövbe ediyoruz. Pişman olduk. İslam’a, Kur’an’a, Ehl-i Sünnet’e döneceğiz. Söz verdik ya Rabbel alemin. Sen bu ateşi bu ayeti kerimenin vaadiyle, müjdesiyle, bunu tahkik buyurarak acilen söndür.

Ehl-i Sünnet’in Araplardan da daha iyi burada yaşandığını, yaşatıldığını ve daha ilerlediğini gördükleri için yeniden PKK hortlatıldı. Büyük Ortadoğu Projesi artık gizli değil. Haritalar çizilmiş, albayı, yarbayı büyükelçilere bunları anlatmış. Biz bunları rüyada görmedik, hurafe konuşmuyoruz.

PKK DOSYASI : Hedefe Rize’yi koydular

Çökme noktasına gelen PKK moral eylemi için yine bölgemize yöneldi

STRATEJİK NOKTALARA EYLEM

İSTİHBARAT kaynakları, PKK terör örgütünün Giresun, Gümüşhane ve Trabzon’dan sonra Rize’de de eylem yapma kararı aldığını tespit etti. Örgütün büyük bir gizlilik içerisinde faaliyetlerini yürüttüğünü belirleyen istihbarat birimleri, terör örgütü mensuplarının güvenlik güçlerine yönelik eylem gerçekleştirememeleri durumunda stratejik ve ekonomik öneme haiz yerlere eylem yapmayı planladığını deşifre etti.

KARADENİZ’DE KUŞ UÇMUYOR

KARADENİZ Bölgesi’ne Tunceli üzerinden sızdığı belirlenen Karadeniz Açılık Grubu’nda yer alan PKK terör örgütü mensuplarına karşı geniş çaplı arama yapılıyor. Bölgede iki ayı aşkın süredir eylem yapmayı planlayın terör örgüt mensuplarının bölgeye sızma yollarını tutan güvenlik güçleri, Gümüşhane, Trabzon ve Giresun üçgeninde tedbiri üst düzeye çıkardı. Güvenlik güçleri, bölgede adeta kuş uçmasına izin vermiyor.

RİZE KIRSALDA EYLEM HAZIRLIĞI

BÖLGEDE güvenlik güçlerine yönelik keşif ve gözetleme yapacağı telsiz konuşmalarında ortaya çıkan PKK terör örgütü mensuplarının özellikle Rize ili kırsalındaki ilçelerde eylem yapmak istediği belirlendi. İstihbarat birimlerinin deşifre ettiği bilgi, Emniyet Genel Müdürlüğü ile paylaşıldı. Özellikle bölgedeki illerle bu bilgi gizli bir yazıyla paylaşıldı ve bölgeye sızan örgüt üyelerine karşı tedbirler yeniden gözden geçirildi.

İSTİHBARAT kaynakları, PKK terör örgütünün Giresun, Gümüşhane ve Trabzon’dan sonra Rize’de de eylem yapma kararı aldığını tespit etti. Örgütün büyük bir gizlilik içerisinde faaliyetlerini yürüttüğünü belirleyen istihbarat birimleri, terör örgütü mensuplarının güvenlik güçlerine yönelik eylem gerçekleştirememeleri durumunda stratejik ve ekonomik öneme haiz yerlere eylem yapmayı planladığını deşifre etti.

KARADENİZ’DE KUŞ UÇMUYOR

Karadeniz Bölgesi’ne Tunceli üzerinden sızdığı belirlenen Karadeniz Açılık Grubu’nda yer alan PKK terör örgütü mensuplarına karşı geniş çaplı arama yapılıyor. Bölgede iki ayı aşkın süredir eylem yapmayı planlayın terör örgüt mensuplarının bölgeye sızma yollarını tutan güvenlik güçleri, Gümüşhane, Trabzon ve Giresun üçgeninde tedbiri üst düzeye çıkardı. Güvenlik güçleri, bölgede adeta kuş uçmasına izin vermiyor.

RİZE KIRSALDA EYLEM HAZIRLIĞI

Bölgede güvenlik güçlerine yönelik keşif ve gözetleme yapacağı telsiz konuşmalarında ortaya çıkan PKK terör örgütü mensuplarının özellikle Rize ili kırsalındaki ilçelerde eylem yapmak istediği belirlendi. İstihbarat birimlerinin deşifre ettiği bilgi, Emniyet Genel Müdürlüğü ile paylaşıldı. Özellikle bölgedeki illerle bu bilgi gizli bir yazıyla paylaşıldı ve bölgeye sızan örgüt üyelerine karşı tedbirler yeniden gözden geçirildi

KİMLİKLERİ BELİRLENMİŞTİ

Bölgede güvenlik güçlerine yönelik eylem planlayan iki grubun liderlerinin isimleri de ortaya çıkmıştı. Zinar adlı grubun lideri Doğan Kod adlı Celal Kaya, Mavzer adlı grubun lideri Çektar kod adlı Ali Fırat Yaşar olduğu belirlenmişti.

PKK DOSYASI /// VİDEO : PKK Itirafçısı Komünal Yaşam, Aile ve Namus Kavramları

VİDEO LİNK :

https://www.youtube.com/watch?v=6QpW_3DBrJc&feature=em-uploademail